·440 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Temmuz 2025 19:35 Uçurtma avcısını daha önce neden okumadım diye kendime kızıyorum. Okurken binbir duyguyuda iliklerime kadar hissettim. Gerçekten etkileyici bir yazım dili vardı. İnsanı sorgulatan, duvardan duvara vuran çarpıcı bir yanı. Her okuduğum olayda daha kötüsü olmaz herhalde diye beklerken daha kötü olaylar olması ben çok sarstı. Bazı şeyleri dışarıdan bakınca fark edemiyoruz ama onların yanında onları okurken anlıyoruz aslında ne kadar çarpıcı olaylar olduğunu. Hangi olaya değineyim hiç bilmiyorum ki. Çocuklarını doyurmak için bacaklarını satan adamları mı. Yaşadığı şükür eden ama ölümden korkmayan eşi ve çocuğunun başına geleceklerden korkan bir babaya mı değineyim. 10 yaşındayken yaşadıkları için kendini temiz hissetmeyen Sohrab ı mı anlatayım. Her olayda dilim tutuldu. Yutkunamadım. Gerçekten bunları yaşamış insanların varlığı ve daha yaşayanların olduğunu bilmek nefes almamı zorlaştırdı.
Çocuk ya demek istedim çocuk. Ne istediniz masum canlardan. Daha bilmediğimiz ne hikayeler var dedim. Kurtarılamayan çocuklar dedim. Hepsi için elimden sadece üzülmek geldiği için de çok sinirlendim kendime. Dünya bu acılara iyi ayakta dedim.
Kitabın başlarında Emir beni cok sinir ediyordu. Her tepkisini şaşırarak okuyordum. Nasıl yapabilirsin nasıl o tepkiyi verirsin diyordum ama unuttugum bir sey olduğu: çocuk
Babasının sevgisini görmek icin her şeyi yapabilecek bir çocuk. Baba karakteri benim sevdigim bir karakterdi. Hasan onun çocuğu olduğunu öğrendiğimde ilk anlamadim. Nasil dedim nasil yapabilir. Hayal kırıklığına uğradığım karakterdi. Emir kitabın yarısından sonra değişimi gayet olagan karakterdi. Sohrabla ilişkisi mükemmeldi. Keşke sonda onun sesini de duysaydık ama konuşacağını bilmekte beni rahatlattı. Iyi ki okumuşum iyi ki onları tanımışım.
Hasan oğlun güvenilir ellerde :)