Kitapta Nemecsek’in saf, kırılgan ama kocaman yüreğiyle verdiği mücadele, okuru derinden etkiliyor. Zayıf bir çocuğun gösterdiği cesaret, bize gerçek kahramanlığın güce değil, karaktere bağlı olduğunu hatırlatıyor. Her satırda çocukluğun masumiyeti var; ama finaliyle içimizi burkan bir gerçek de: Değer verdiğimiz şeyler için bazen bedel ödemek zorundayız.
Ferenc Molnár, basit bir arsayı konu edinerek bize çok daha büyük bir şey anlatıyor: Birlik, dostluk ve onurun önemi. Dili akıcı, duygusu güçlü, etkisi uzun süre kalıcı.
Okurken hem çocukluğunuza dönüyorsunuz hem de “biz büyüyünce neyi kaybettik?” diye sorguluyorsunuz. Kitap bittiğinde Nemecsek’in adı hafızanızda silinmiyor.
Kısacası, dostluk ve fedakârlığın en samimi hikâyelerinden biri. Her yaşta okunmalı, herkesin kalbinde bir iz bırakmalı.