Puan vermedi·120 syf.··
2025 24. kitabı
Hayatına yön vermeye çalışan kendisini henüz keşif yoluna sokan bir genç kızımızın (Chizu) Tokyo'da kendisine aile dostu bir yaşlı kadının (Ginko-san) evinde yer bulmasıyla şekillenen hikayesi. Şekilleniyor çünkü genç kızımızın etrafındakileri henüz yeni idrak etmeye başlayan bir velet olmasından kaynaklı bilinçsiz bir yargılar silsilesi veyahut kümkümesi var. Dürtüsel ve ezberlenmiş olgusal hareket ediyor, bu budur sebebi de şöyledir tarzındaki düşünceleri ve hareketleri Ginko-san'ın müthiş hareketsizliği ve tepkisizliği (merhamet ve sabır turnusolu) ile çarpışınca yer yer kıskanıyor yer yer sinirleniyor, gıcık oluyor ama sonraları onun da bir hayatının, duygularla inşa edilmiş bir ömrünün olabileceği ihtimaliyle tanışıyor, anlıyor ki burun kıvırıp bir kenara atacak şekilde yaklaştığı yaşlı hüviyeti kendisi için öğretici bir gaya kuyusu. O zaman da buruluyor, özlüyor ama anlıyor en azından. Umarım anlatabilmişimdir, bizden başka olanlara belki de bir bildikleri vardır gibi kadersel bir kelamla yaklaşmak gibi değil de sözlerine, hareketlerine, inançlarına değer verip iletişimde kalıp o şekilde davranılmalıdır, o zaman süzgeç görevi görecektir zaten beyin alması gerektiğini alacağına, atması gerektiğini atacağına içkin. Tatlı, yine sade yine nüktedan ve özü sözü bir dil ile oluşturulmuş bu hikaye, tatilde beni bir tık açtı ve iyi hissettirdi, sahilde okuduğum tek kitap olma unvanını taşıyor artık. Sırada kelimeler izlencesi, buyursunlar: Komatsu; alt kısmında ısıtıcı bulunan ve üzerine battaniye ya da örtü serilen alçak masa. Chan; genelde kız çocukları, kız arkadaşlar veya sevimli bulunan kişiler için kullanılan samimi ifade şekli. Tatami; Japon evlerinde zemin kaplaması olarak kullanılan geleneksel hasır. Mahjong; dört oyuncu arasında oynanan, Çin kökenli stratejik temelli bir masa oyunu. Hanami; geleneksel kiraz çiçeklerini seyretme etkinliği. Youkan; fasulye ezmesinden yapılmış jöleli japon tatlısı. Sanzu nehri; Budist inancına göre ölülerin öbür dünyaya geçiş yapmadan önce geçmeleri gereken nehir. Bon Festivali; Ağustos ayında düzenlenen, ölen ataların ruhlarının anıldığı geleneksel festival. Shinjuku Gyoen; Tokyo'nun Shinjuku bölgesinde bulunan ünlü bir ulusal bahçe. shōchū; şeker kamışından elde edilen geleneksel içki. Soba; karabuğday unundan yapılan ince erişte. Rakugan; şeker ve undan yapılan ve tatlı olarak sunulan geleneksel bir şekerleme. Kaligrafi; yazı karakter ve unsurları kullanılarak geliştirilen, sıklıkla dekoratif amaçla kullanılan, bir el sanatı çeşidi. Kaligrafi sanatını icra eden sanatçıya, kaligraf denir. Bu sanat dalının çağdaş bir tanımı ise "işaretlere anlamlı, ahenkli ve hünerli bir şekilde biçim verilmesi sanatı" şeklindedir. Akçaağaç; Asya'ya özgü ağaçların ve çalıların bir cinsine verilen isim. Türkiye'de de yetişen türleri olmakla birlikte biz bu kelimeyi daha çok şurubu ile birlikte kullanıldığında aşina ederiz kulağımıza. Teru Teri Bōzu; güneşli havayı çağırmak amacıyla kapı ve pencerelerin dışına asılan el yapımı oyuncak bebek. Ançüez; İtalyan ve Akdeniz mutfağına özgü bir balık ezmesidir. Bu meze, hamsi veya sardalyanın konservelenmesiyle elde edilmektedir. Konservenin ağzının açılmaması şartıyla bir yıl raf ömrü vardır. Ançuez Akdeniz kültürünün benimsendiği ülkelerde daha çok tüketilmektedir. Sevgili akparti yıllardır ağzımızı açıp da bir sürü şey diyorum da şapkaları önünüze almiyosunuz ama bir şeyleri revize etmenin vakti gelmedi mi ya, ançüez denilince Akdeniz kültüründe yaygın tüketilen meze diyor, Japonlar romanlarında lıkır lıkır kullanıyor bizim haberimiz yok ya? Romanda geçip de bildiğim tek kelime altta duran limonlu açıklama, Allah aşkına ya. Gyoza; tavada kızartılan veya buharda pişirilen mantı benzeri yemek. Çekilmez bir adam oldum yine Uykusuz, aksii, naleet Bı bakiyosun ki ana avrat söver gibi Azgın bir hayvan döver gibi bugün uyarlıyorum. Sabahtan akşama gadar sırtüstü yatıyorum ertesi gün sinirden, cefadan. Çekilmez bir adam oldum yine Uykusuzz, aksii, naleeet Bu yaptığım iş ayıp, rezaleeet Fakat elimde değil gülümm, elimde değil sevv-gilim. Böylelikle Volkan Konak'ı da bu vesileyle yad etmiş olup eklentimi yapmış olayım. Gyoza çiçeği de bu yemeğin yanına estetik diye koyulan çiçeğe denir ortada saksıda/kavanozda etrafında kurulup yenilen cümleten. Şimdi uydurduğum bu bilgiyle de çivi çiviyi söker mantığı ile sofranın —evinizde uyduruk bir çiçekle masanıza alacağınııız— etrafına kurulup afiyetle yemeye başlayabilirsiniiiz.
Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir GünNanae Aoyama · Beyaz Baykuş Yayınları · 2024589 okunma
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.