Gönderi

Kararan Gümüş Yüreğimiz
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 103. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 22:36
Gümüş Yürek … İlk kitabını da aşırı derecede sevmiştim fakat kesinlikle serinin ikinci kitabını okurken çok daha büyük bir keyif aldım. Çünkü her şeyden önce bu kez Eira’nın amacı Nos’u geri getirebilmekti… Eira ve Marlo yeniden bir yolculuğa çıktı; mevsim bu sefer geçenkinin aksine yazdı ve gittikleri yer ise Aldin’in karlı ormanları değil, Hırsızlar Şehri Veylinton’un tekinsiz sokaklarıydı. Bu yolculukta gerek hırsızlarla arkadaşlık kurdular, gerek korsanlarla birlikte bir mürettebatın parçası olarak ucu bucağı olmayan okyanusa yelken açtılar, gerekse amaçlarına ulaşmak uğruna nice kimselerin sakındığı bataklığa giderek efsanelere konu olan İlk Cadı’yı aradılar. Yolculuk uzun, zorlayıcı ve bir o kadar da yürek parçalayıcıydı. Eira ve Marlo, yeniden karşılaşacakları vakte dek ceplerine Zaina’ya anlatacakları nice hikâyeler doldurup en az onunki kadar kıymetli dostluklar kurmuş olsalar da her kazanç yanında kayıpları da getirdi ve bilinmeyen lanetler er ya da geç sahiplerini buldu. D. N. Archeron ’un kalemine gerçekten hayranım; yazdığı her şey, gerek asıl hikâye gerekse aralarda ya da sonda bulunan o ufak öyküler olsun, hepsini okumak o kadar zevkli ki sanki gözlerim sadece satırları takip etmekle kalmıyor; bedenim hâlâ burada, gerçek dünyada olsa dahi zihnim o büyülü dünyalara bir seyahate çıkıyormuş gibi hissediyorum. İnsanın okuduğu bir şeyi bu denli gerçekçi bulabilmesi, bir yazarın sahip olabileceği en büyük yetenektir bence. Çünkü içinde ne yazıyor olursa olsun, o kelimeler okuyucunun ruhuna ya da kalbine hitap etmiyorsa, yazar ister dünyanın en iyisi olarak anılsın, o gerçek yetenekten yoksun demektir. İtiraf etmek gerekirse bu kitabı okumak güzel olduğu kadar zorlayıcıydı da; çünkü insanın her bir kelimeye dikkat etmesi, devam etmeden önce her bir cümleyi iyice sindirmesi ve gördüğü bir şeyi bir daha hiç unutmaması gerekiyordu ki var olan tüm ayrıntılarıyla beraber hikâyeye hâkim olup öyle yoluna devam edebilsin. Bu kesinlikle kötü bir şey değil bu arada; aksine yazarın yazmak konusunda ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor ve ben buna benzer bir zorluğu en son Locke Lamora'nın Yalanları ’nı okurken yaşamıştım. Damla, kelimeleri ustaca kullanmanın yanında karakterlerin duygularını bize yansıtmak konusunda da gerçekten bir usta. Çünkü Eira’nın kararlılığını, Nos’u bulmak konusunda ne kadar çaresiz olduğunu, hiçbir yere ait olmamanın getirdiği huzursuzluğu ve amacına ulaşmak için sergilediği çabayı bize iliklerimize kadar hissettirdiği gibi Marlo’nun ne olduğunu kabul ederkenki zorlanışını, âşık olmanın onu soktuğu hâlleri, saflığı, sevgisi ve başarısız olsak dahi ne kadar mükemmel bir yoldaş oluşunu da bir o kadar iyi anlamamızı sağladı. Ana karakterler kadar yeni ve yan kadroda bulunan her bir karakter için de aynı özeni sergilediğini belirtmek isterim; öyle ya da böyle hepsini anlıyor ve onlarla bir bağ kurabiliyoruz. Ve ben şahsım adına konuşuyorum ama bu yeni karakterleri de en az var olanlar kadar çok sevdim. (En çok da Hırsız Kralı tabii ki.) Daha önceki yazdıklarımdan da anlaşılacağı üzere Gümüş Yürek 2 ’de ne Zaina’yı ne de Nos’u fazla görebiliyoruz. İki çok sevdiğimiz karakterin yokluğu… Bu ne büyük bir acı! Sizce de öyle değil mi? Cidden, eğer bu durum bir başka kitapta başıma gelseydi yazara en yaratıcı küfürlerimden birkaçını armağan etme inceliğini gösterebilirdim belki ama D. N. Archeron yine bunu bize öyle bir şekilde sundu ki kalplerimizde Nos ve Zaina için büyük bir özlem taşısak bile ona kin gütmek konusunda başarılı olamadık. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim ve kimse benim gibi bunları düşünmüş müdür bilemiyorum ama Eira’nın korsan gemisi Martes’te çalışacak yer olarak mutfağa verilmesi ve aşçı ile aralarındaki dinamik ister istemez aklıma Define Gezegeni filmini getirdi. Ha bir de Ateşyutan Marlo ve Dalgakıran Kora ikilisine baktığımda eskiden oynadığımız şu meşhur Ateş ve Su oyununu anımsayan bir tek ben miyim? Bunlar sorulması gereken sorular bence. :) Kendimize sorular sormuşken yazara da birkaç sual sormazsak olmazdı. D. N. Archeron , sen Nos, Salvor ve Kierbast arasından hangisinin Eira ile olmasını istersin ve hangisini kendine saklamayı tercih edersin? Umarım bu incelememi okursun da senden bir yanıt alabilirim. Ve kitap hakkındaki nihai görüşüme gelecek olursak; kesinlikle favorilerim arasına giren bir roman ve kati suretle okumanızı tavsiye ediyorum, hatta direkt yalvarıyorum: gidin ve Gümüş Yürek serisini okuyun, lütfen. Abarttığımı düşünebilirsiniz belki ama yine de sırf beni yanıltmak için bile olsa gidip bir bakın ki gözünüz gönlünüz açılsın; harika bir fantastik kitap nasıl olurmuş, onu bir görün. D. N. Archeron , koşulsuz şartsız millî yazarlarımız arasında geleceği çok parlak olan bir cevher ve eserleri mutlaka okunmaya değer. Yol sizinle olsun Fey kardeşlerim; umarım günleriniz güzel geçer ve hiçbiriniz Doğal Dengelerin insafına kalacak durumlara düşmezsiniz.
1000Kitap
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024866 okunma
··
434 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Firefly
Gönderi Sahibi
Keşke D. N. Archeron 'dan bir yanıt alabilseydim. Bayağı merak ediyorum çünkü Nos ve Bast arasından yapacağı seçimi. Bu arada son kitabi henüz okumadım, yani orada bir şeyler olduysa bilemeyeceğim. 😅
Çoook güzel yazmışsın ve evet sana katılıyorumm♡
Firefly
Gönderi Sahibi
Benimle hemfikir okuyucuların varlığını bilmek güzel 🥰
Firefly
Gönderi Sahibi
Gümüş Yürek 1 'in incelemesi → #268296530