Kitabın genel muhtevası bireyin kitle içindeki konumu bağlamında hem bireysel hem de kolektif bağıntıdaki davranışları hakkında bilgi vermektedir. Bunu yaparken de hem siyasi hem de sosyolojik temellendirmelerle; kişi-kişi, kişi-toplum, kişi-devlet, toplum-devlet gibi ikili ilişkiler düzleminde hem bireysel duruşun hem de toplumsal duruşun olumlu ve olumsuz sekansları incelenmiştir.
Bir diğer yargılamayı da devlet-lider-yönetim üçlemesinde birey-toplum dinamikleri hakkında tez-antitez sac ayaklarında davranış, eylem ve karşıtlık üzerinden açıklama sunmaktadır. Bu açıklamadan hareketle; devletin, bireyin, toplumun, yönetimin ve liderin neliği ve nasıllığı tanımlasında bulunmuştur. Bu tanımlamayı sağlarken de orta çağ döneminden başlayarak modern çağa kadar geçen süreci tarihin hafızasında yer etmiş kişi ve kitle hareketleri dinamiğinde savunmuştur. Hatta bazı nokta ve detayları içerisinde dinsel tematikleri de kullanarak bireyin ve kitlenin hareketlerinde metafiziksel yanı da unutmamıştır. Ve bu hareketlerin kimliklerinde lider formuyla o lidere hayat veren toplumunda içkin ve aşkın hasletleri ele alarak kitle hareketinin hem metafiziksel hem de fiziki tandemine atıfta bulunmuştur.
Başlıkları incelediğimizde hem geçmiş hem de günümüz siyasi hayatında tarihsel süzgeçten geçirdiğimizde aslında toplumların ve liderlerin hala aynı frekansta olduğunu da açıkça görebilmekteyiz. Bu görü üzerinden kitle ve lider, toplum ve birey, birey ve devlet, toplum ve devlet gibi kavramların canlılıklarını hala yerleşik düzene geçildiğindeki gibi sağlandığı anlaşılacaktır. Sadece fark olarak şunlar dile getirilebilir; yasa, adalet, kural, davranış, kimlik vesaire gibi kavramların tanımları bazı noktalarda daha geniş ya da daha daraltılırken; bazı noktalarda en ince detayına kadar inilmiş ancak uygulama da sorun yaşanmıştır.
Sonuç olarak kitap hem bir birey hem bir toplum hem bir lider hem bir devlet hem de kitlelerin doğurganlığı ve ölümü üzerinden açıklamada ve tanımlamada bulunmuştur.