Gönderi

5/10
·560 syf.··
2025 12. kitabı
Serinin ilk kitabı gibi ikinci kitabı da bende çok değişik hisler bıraktı. Bu seriden kesinlikle nefret edemiyorum ama sevmemi de büyük oranda etkileyen şeyler var. Öncelikle birinci kitaptan kesinlikle daha iyiydi. Olay örgüsü ilk kitaba göre durgun olsa da benim daha çok hoşuma gitti. İlk kitaptaki incelememde yazarın çoğu elementi olduğu gibi tarihten almasını ve kurguyu birebir aktarmasından hoşlanmadığımı söylemiştim o yüzden bu kitabı okurken kendi kurgusunu öne çıkardığını düşünerek çok keyiflenmiştim ama biraz araştırma yaptıktan sonra bu kitabın da Çin iç savaşını anlattığını hatta Vaisra ve Rin'in cidden tarihte gösterebileceğiniz kadar net kişiler olduğunu öğrenince baya hüsrana uğradım. Eğer bazı ipuçlarını aldıysanız Hesperyalıların da İngilizler olduğunu bence anlamışsınızdır. Kitaptaki her kişi her element nerdeyse gerçekle uyuşuyor ve bu kitabı fantastik bir seriden çok tarihi kurgu yapıyor. Bunları bir kenara bırakıp serinin en katlanılmaz ayrıntılarına gelmek istiyorum ki o da karakterleri. Kim ne derse desin bir fantastik seride en önemli şeylerden biri karakterlerdir ve Kuang sanki hiçbir karakterini sevmeyelim diye kırk takla atmış. Rin hayatımda gördüğüm en sevilmeyesi ana karakterlerden biri. Kendim de çok sinirli bir insan olmama rağmen sürekli her şeye sinirli herkese atarlı gezmesinden o kadar sıkıldım ki. Biri bir şey söylüyor tersliyor, başka biri bir şey söylüyor ona küfrediyor. Bu karakterle düzgün bir diyalog kurmanızın imkanı yok. Asıl sorun ise kitapta fazlasıyla diyalog olması, sadece Nezha'yla bile ne kadar çok tekli diyaloğu var bilmiyorum ve hiçbiri de bir yere varmıyor. Kitaptaki karakter gelişimi yok denecek kadar az. Rin'in Altan'a karşı olan saplantılı takıntısının çözülmesi diyeceğim ama gerçekten kurtulduğuna o kadar inanmıyorum ki. Komik olan Rin'in karşılaştığı diğer kadınları zerre umursamaması hatta üstten bakmasına rağmen kendisini kullanıp atmış bir adama takıntılı olması. Bir ana karakterde pozitif duygu adına kırıntı bile mi olmaz. Empati seviyesi o kadar düşük ki. Kendisi de Altan'ın bir farklı versiyonu insanları kullanıp atmakta üstüne yok. Cike üyelerinin başına bir şey geldiğindeki tepkilerinden anlayabilirsiniz. Yazarın o karakterleri de harcadığını belirtmeliyim. Hikayeye çok büyük katkısı olabilecek ve okuma zevki verecek karakterlerin hepsini belli bir sayfadan sonra bir kenara fırlatıp atmış. Diğer karakterlere gelirsek dediğim gibi yazar sevmeyelim diye elinden geleni yapmış. Mesela kitabın sonuna ben hiç şaşırmadım çünkü Kuang devamlı Rin üzerinden kimseye güvenme kimse sandığın gibi değil fikri aşılıyor. Hani bütün karakterlerini ahlaki açıdan gri yazma isteğini anlıyorum, kimse iyi de değil kötü de değil demek istiyor ama olası herhangi bir ihanete de şaşırmamı bekleyemez o zaman. Sürekli bunu öne sürdüğü için kitaptaki ikili ilişkiler beni asla etkileyemiyor ve karakterlerin ölümlerine dahi üzülemiyorum. Kitabın sonuna gelirsek (burda büyük oranda spoiler uyarısı yapayım) bence motivasyon açısından çok ciddi bir fiyasko. Rin Vaisra'dan şüphelenmesine rağmen gidip savaşı kazanmasına yardım ediyor. Üstüne gidip İmparatoriçeyi öldürmüyor. Sonra beklediği yerden ihanet geliyor ve kitabın bitiminde savaş kazandırdığı adama savaş ilan ediyor. Sana patlayacağını biliyorduysan savaşa katılmayıp kaçabilirdin. Savaş belki yıllarca sürerdi. Savaşa katılma motivasyonu da bu arada yapacak daha iyi bir şeyinin olmaması. Kitabın sonunda ilan ettiği savaşı da iki kitap boyunca hiç umursamadığı hatta yeri geldiğinde demokrasiyi bile hak etmediklerini söylediği Güneyliler için başlatıyor. Hayatımda tarafı bu kadar fevri değişen ve yersiz olan başka ana karakter okumadım. Şimdi bu kadar olumsuz yoruma rağmen seriyi okumaya devam edeceğimi söylemem ne kadar doğru olur bilmiyorum ama kendini bir şekilde okutuyor ve sonunu merak ediyorum. Genel hatlarıyla baktığımda kazandığı popülerliği anlayabiliyorum ama ne kadar hak ettiği tartışılır. Dünya inşası ve karakter gelişimi yok denecek kadar az bi serinin fantastik edebiyatta değeri bence çok daha az olmalı diye düşünüyorum. Yine de iyi okumalar.
Edebiyat & Roman
Ejderha CumhuriyetiR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20221,030 okunma
·
271 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle aynı düşünüyorum, Rin değişik bir karakter o dengesizlikleri çıldırtmıştı. Karakterlerin ölümlerinin de bu kadar basit olması sinir bozucu. Cike’in o kadar komutanlığını (!) yaptı ama arkadaşları gözlerinin önünde ölüyor ve bu kadar. Asıl kitaba bağlıcak duygusal sahneler sanki hiçbir şey olmamış gibi çok hızlı geçiyor. Kaç sayfa kitap yazmış ama Rin’nin kararsızlığından başka bir şey yok