Bu bölümde yazar; ağaların, sosyal hiyerarşide en tepede bulunanların hikayelerine odaklanıyor. Medyanın olmadığı dönemde “söylenti” çıkarma yoluyla toplumda istedikleri kişileri aklıyor, işlerine gelmeyenleri suçlayarak halka istedikleri düşünceyi yaymaktadırlar. Ölüm ve mal kaybetme korkusuyla zamanında türlü hırsızlık ve hile ile zenginleşenler her türlü yalana ve zulme başvurmaya devam ediyorlar. Köylü ise masallara, efsanelere, tevatürlere inanmaya ve bir kahraman beklemeye devam etmektedir. İnce Memed ise eşkıyalıktan sıkılsa da bundan çıkış yolu bulamamaktadır.