Çoğu eser gibi kitaptan filme uyarlama değil, tam tersi. Kitabı okuyunca öğrendim.
Kitabın ana karakterleri; okula üniversite senesinin yeni başladığı dönemde gelen ve okula gelmeyi istemeyen ve ailesinden sevgi görmediğini düşünen todd anderson, babası tarafından sıkı bir şekilde denetlenen neil perry, aşk çocuk olacak knox overstreet, kızlarla grupta arası iyi olan ve grubuna ihanet edeni dövüp okuldan atılacak kadar seven charlie dalton, hain richard cameron, ve steven meeks ve pitts.
Okul müdürü kavramına uygun son derece disiplinli nolan, latince öğretmeni mcallister ve edebiyat öğretmeni john keating.
Ana kahraman olan oda arkadaşları neil, todd; charlie, knox, cameron, pitts ve meeks yakın arkadaşlar. Üniversite hazırlık için çok önemli ve 100 yıllık tarihi yatılı lise olan wilton akademisinde, dönem açılış töreni, ailelerin katılımıyla sıkı ve disiplinli bir şekilde başlar. Burada müdür nolan'ın üzerinde durduğu şey, bu okulu yapan şeylerin gelenek, onur, disiplin ve mükemmellik olduğudur.
Ders dışı okul yıllığı görevinden babasının ayrılmasını istemesi üzerine okul, neil için hayal kırıklığıyla başlar. İlk gün tempolu kimya, latince ve trigonometri derslerinden sonra, emekli olan edebiyat hocalarının yerine gelen ve yine bu okuldan mezun john keating, daha önce görmedikleri esneklikte ders işletir. O derste şiir okutarak çocukların aklına soktuğu şey, carpe diem yani anı yaşadır. Bugünün akşamında knox, babasının arkadaşı olan birisinin evine akşam yemeğine gider ve welton lisesinden atılmış oğlu olan chet'in kız arkadaşı chris noel'e aşık olur.
Bir gün yemekhanedeyken, neil, kütüphaneden bulduğu okul yıllığını heyecanla arkadaşlarının yanına getirir ve ededbiyat hocaları keating'in bölümünü gösterir; başarılı olmasının yanında "çapkın ve ölü ozan" yazar. Ölü ozanların ne olduğunu merak ederler ve bir gün bahçede ona bunu sorarlar. Gizli bir oluşum olduğunu ve kimsenin bilmemesi gerektiğini, o zamanlar okul yakınlarındaki mağarada geceleri toplanıp şiirler okuduklarını söyler. Çocuklar da bu geleneği tekrar yapmak isterler ve düzenli olarak mağaraya gitmeye ve şiir temalı konuşmalar yapmaya devam ederler.
Bu sırada neil, carpe diem'i benimseyerek, geçmişte babasının karşı çıktığı ama hala çok istediği oyunculuk için, dışarıda tiyatro oyunu seçmelerine gizlice gider ve kabul alır. Knox da yine carpe diem'den güç alarak chris'in sesini duymak için arar ve ondan chet'in evde düzenleyeceği partiye davet alır, orda chris'e karşı tutkusuna yenik düşer ve chris'in sevgilisi chet tarafından dayak yer. Parti esnasında ölü ozanların diğer üyeleri mağaralarında şiir için toplanmışlardır. Charlie, yanına 2 tane büyük kızla gelir, onlara şiir okur ve şiirin gücünü kullanarak gönüllerini hoş eder. Knox, bu olayları duyunca arkadaşlarından da cesaret alarak chris için şiir yazar, okuluna gider ve çiçek eşliğinde tüm sınıfın ortasında okur, fakat sınıftaki diğer kişilerin alaycı tavırlarından dolayı utanmış hisseder.
Neil ve knox, hocalarının verdiği carpe diem tavsiyesi üzerine kendi tutkularının peşinden gitmişlerdir. Keating, gayet mantıklı ve çocukları düşünmeye iten derslerine devam eder ve git gide çocuklar arasında sözüne en çok güvenilen ve abi konumundaki bilge kişiye dönüşür.
Neil'ın oyunundan bir gün önce babası okuldaki odasına gelir ve tiyatro oyunundan haberi olduğunu ve derhal bırakacağını söyler. Neil, keating'den fikir ister ve babasını bu tutkusu için ikna etmesi gerektiği cevabını alır. Ama neil, babasının anlayışsız biri olduğunu bildiği için söylemeye cesaret bile edemez.
Ertesi gün ölü ozanlar üyeleri ve keating, tiyatroyu izlemek için yola çıkacakken, chris okula gelir ve knox'a peşini bırakmasını, chet'in onu dövüp öldürmemesi için chet'e yalvardığını söyler, ama knox hala laf dinlemez. Diğer ekip üyeleri oyuna gitmiştir, chris de oyuna gidecektir, knox eğer bugün kendisine fırsat verirse ve beğenmezse bir daha karşısına çıkmayacağını söyleyerek ikna eder ve oyuna birlikte giderler.
Oyun esnasında neil'ın babası da oyuna gelir. Oyun bitimi, herkesten tebrik ve alkış olmasına rağmen babası neil'ı zorla eve götürü, kendisini dinlemediği için okuldan alacağını ve askeri okula göndereceğini söyler. Neil o gece babasının silahıyla intihar eder.
Olay açığa çıkınca, suçlu olarak keating'i ilan etmek ve bu işten kurtulmak isteyen okul yönetimi için, ölü ozanlar grubundaki ilk hainliği cameron yapar. Charlie bundan dolayı onu döver ve okuldan atılır. Kalan ölü ozanlar üyelerine de okuldan atılmamaları için keating aleyhinde zorla imza attırılıri tek karşı çıkan todd'dur. Nihayetinde keating atılır, yerine geçici olarak, zamanında yine wilton lisesinde edebiyat öğretmenliği yapmış müdür nolan gelir. Ders esnasında esyalarını toplamak icin keating sınıfa girer, todd sıraya çıkarak "kaptan, herkes zorla yaptı, özür dileriz" der, diğerleri de cesaret alarak aynısını yapar. Herkes hep bir ağızdan keating'e teşekkür ederken, keating "ben teşekkür ederim" diyerek çıkar.
Kitapta beğendiğim ve altını çizdiğim kısımlar;
-
"Topla gül goncalarını toplayabiliyorken,
Zaman akıp gidiyor;
Aynı çiçek sana bugün gülümserken,
Yarın solup gidiyor"
- Topla gül goncalarını toplayabiliyorken. Keating sordu, bu fikrin latincedeki karşılığı carpe diem'dir, anlamını bilen var mı? Meeks cevapladı; anı yaşa.
- Hepimiz sınırlı sayıda ilkbahar, yaz ve sonbahar yaşayacağız. Bir gün, inanması zor olsa da, hepimiz nefes alıp vermez olacak ve öleceğiz.
- İnsan ırkının bir üyesi olduğunuz için şiir okursunuz. Tıp, hukuk, bankacılık; bunlar hayatı sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir.
- İsim ne anlama geliyor diye sordu neil. "Yalnızca ölü ozanları mı okuyordunuz?"
"Her türlü şiir kabul edilirdi bay perry. İsim sadece, derneğe katılabilmek için ölü olmanız gerektiği gerçeğine gönderme yapmak içindi."
"Ne?"
"Yaşayanlar sadece çaylaktı. Tam üyelik için bir ömür boyu çıraklık yapmak gerekiyodu. Ben bile hala mütevazı bir yeni üyeyim".
" Keating, "insan çok yorgun olmaz, tükenmiş olur. çok üzgün lafını kullanmayın, onun yerine hüzünlü lafını kullanın. Dil tek bir sebeple icat edilmiştir çocuklar".
"İletişim kurmak için?"
"Hayır. Kadınlara kur yapmak için. Bu uğraşta tembelliğe yer yoktur. Ödevlerinizde de öyle"
" İnançları ve dersleri hiçe saymak zor, çünkü ailelerimiz, geleneklerimiz ve modern çağ tarafından koşullanmış durumdayız. Kendimizi ön yargılardan, alışkanlıklardan ve baskılardan nasıl soyutlarız? Cevap, sürekli yeni bir bakış açısı kazanmaya çalışmaktır.
" Keating "Bay pitts, cameron, overstreet ve chapman, şurada sıraya girin lütfen, avluda yanyana yürümeye başlamanızı istiyorum" dedi.
Çocuklar yürümeye başladı, bir aşağı bir yukarı, bir o yana bir bu yana alanı tamamladılar.
"Devam etmenizi istiyorum"
Çok geçmeden taş zeminde uygun adım yürümeye başladılar, sınıf da alkışla ritim tutmaya başladı.
"Bay overstreet ve pitts'in adımlarının başlangıçta diğerlerinden farklı göründüğünü farketmiş olabilirsiniz. Pitts yalpalayarak uzun adımlar atıyor, knox hafifçe yaylanıyordu, ama çok geçmeden bir uyum yakaladılar. Bizim cesaretlendirmemizle daha belirgin hale geldi bu".
Devam etti.
"Bu deneyin bizlere gösterdiği şey, başkalarının yanında kendi sesimizi dinlemenin ya da inançlarımızı korumanın ne kadar zor olduğu. Çocuklar hepimizin içinde büyük bir kabul görme ihtiyacı vardır, ama özgün ve farklı olan şeylerinize de güvenmek zorundasınız; tuhaf ya da rağbet görmeyen şeyler olsa da."
- Gözlerini kapatıp "carpe memem" dedi kendi kendine. "Anı göğüsle!"
- Müzmin bir ateist yetiştirmek istiyorsan ona katı bir din eğitimi ver, her zaman işe yarar.
- "Carpe diem'e ne oldu bay keating, hayatın iliğini emmeye?"
"Hayatın iliğini emmek boğazına kemik kaçırmak değildir. Cesur olunacak zaman var, tedbirli olunacak zaman var ve mantıklı birisi hangisinin ne zaman gerekli olduğunu bilir. Okuldan atılmanın mantıkla da cesaretle de bir ilgisi yok. Kusursuz olmasa da burada hala faydalanacak fırsatlar var. "
- ... kararsız taze adındanki bir romandaki - roman terimini burada cömertçe kullanıyorum - ...
- Neil "aktörlük bu dünyadaki en güzel şeylerden biri olsa gerek. Çoğu insan yarı heyecanlı hayatlar yaşıyor, o da şanslılarsa. Ama ben rolleri kapabilirsem düzinelerce muhteşem hayatı yaşayabilirim."
- Keating'in odasındaki eski bir mektuptan "Sevgili jessica, sensiz kendimi bazen öyle yalnız hissediyorum ki... Rahatlamak için tek yapabildiğim, resmine bakmak ya da gözlerimi kapatıp ışık saçan gülüşünü hayal etmek - ama benim yetersiz hayal gücüm senin yerini tutmuyor ki. Seni çok özledim. Nasıl isterdim..."
- Keating "Kadın bir katedraldir, çocuklar. Her fırsatta ona tapının."
- Knox "Söz veriyorum, ölü ozanlar sözü"