MÖ 515 İtalya’da doğduğu tahmin edilen,
Sokrates öncesi felsefenin etkili isimlerinden olan
Elealı Parmenides tarafından söylenmiş ve günümüze kalan sözlerinden oluşturulmuş inci kalitesinde bir kitap.
Parmanides, Doğa filozoflarından sayılmakla birlikte, Antik Yunan felsefesinde rasyonalizm geleneğinin ilk filozoflarından biridir.
Yalnızca düşünür olarak değil
yasakoyucu
ve
devlet adamı
olarak da rol oynadığı sanılmaktadır.
Parmenides'e göre, evrende değişen hiçbir şey yoktur.
Determinizm ilkelerini en iyi hissettiğimiz bir düşünür.
Okuduğumuz bu eser de aslında “Doğa Hakkında”
ismini verdiği didaktik bir şiirdir.
Günümüze sadece 150 civarı dizesi ulaşan bu şiir,
varlık-hiçlik,
hakikat-sanı,
birlik-çokluk
ayrımları hakkında Batı felsefe tarihinin dikkate değer ilk metni sayılabilir.
Şiirde Parmenides adaletin tanrıçası Dike’nin huzuruna götürülür ve Dike’nin söylediği bu sözlerdir ki tanrıçanın ağzından seslendirilerek Parmenides’in söylediği... Yani bu sözler tanrısal denebilecek sözler, vahiy gibi...
İşte o incilerden bir kaç tane:
İkinci Kısım “Hakikatler”
Öyleyse gel, bizzat söyleyeceğim, can kulağıyla dinle sözümü,
yalnızca hangi irdeleme yollarının akla-uygun olduğunu:
“Vardır, hem de bir anlamda yoktur varolmaması,”
ikna yoludur bu bu, Hakikati zira takip eder;
“Yoktur, hem de bir anlamda zorunludur varolmaması,”
bu yolun gerçekten de tümüyle girilmez olduğunu gösteriyorum sana;
çünkü ne bilebilirsin varolan-olmayanı, zira uygulanabilir değil,
ne de ifade edebilirsin.
Kesinlikle okunması gereken bir eser.