Vazgeçtim
2/10
·%62 (270/432 syf.)·
Ahhhh.... Kalıntı 2'yle ne yazık ki artık yollarımızı ayırıyoruz, bitiremediğim bir kitap için inceleme yazmak ne kadar doğru onu da bilmiyorum ama cidden bitirmek için elimden geleni yaptım. Neredeyse 2 aydır bunun mücadelesini veriyorum ya. Olmuyor. Olmuyor. Olmuyor. OLMAYINCA OL-MU-YOR! Haris'inden de, Karmen'inden de, Ezel'inden de, karanlığından da, malikanesinden de bıktım! Bu sebeple de inceleme daha çok kitabı gömmem üzerine kurulu olacak şimdiden haberiniz olsun. Bakın prensip meselesi ama ben kolay kolay bişeyleri yarım bırakmam. Yinede pes ediyorum artık çünkü hikayede herşey o kadar çok kendini tekrar ediyor ki karakterler kısır döngüye girdi resmen onlar bile bıktı bu durumdan. İlk kitabı okumak gibi bir yanlış yaptıktan sonra mecbur ikincisine de başladım ama keşke yapmaz olaydım çok pişmanım şuan ve hatta daha önce bırakmadığın için de extra pişmanım. İlk kitap için yaptığım incelemeyi de yorumlara bırakacağım ama yinede hatırlatma amacıyla bu Kalıntı 1 serisinin konusunu bir tekrar edeyim: Karmen adında bir kızımız var tamam mı küçüklüğünden beri kuş uçmaz kervan geçmez, dağın başında, ürkütücü bir malikane de yaşıyor orada da kendini sadece bu kıza gösteren malikaneye kazık çakmış bir adet Haris'imiz mevcut. Kendileri vampirden bozma doğaüstü bir canavar olurlar. Neyse zaten onun kıza musallat olması yüzünden de şizofren muamelesi görüyor bu Karmen. Kızın babası olacak adam ise yıllarca türlü türlü doktorlar tutuyor ki kızı iyileşsin, en sonunda da bizim ana karakteri yolluyor oraya işte. Sonrasını tahmin edersiniz zaten Ezel Karmen'e aşık oluyor, Karmen Ezel'e aşık oluyor ve canavar Haris'imiz de bunları kıskanıp duruyor. Devamında da sürekli aynı şeyler. Ezel ve Karmen iki mutlu an yaşar sonra pat! Haris gelip kızı kaçırır, kahraman Ezel prensesi kurtarır sonra Haris yeniden kaçırır bu Karmen'i falan. Cidden iki koca kitapta sırf bundan ibaret. Bakın ilk kitabın sonunda bir tık heyecanlı bir final yaşanmıştı bende dedim ki, "Ne güzel demek ki ikinci kitapta işler ilginçleşecek," diye ama yok öyle birşey aynı tas aynı hamam devam ediyor herşey. Hatta şöyle söyleyeyim mekan bile aynı yazar onda bile değişime gitmeye üşenmiş karakterler dönüyor dolaşıyor soluğu o zıkkım malikanede alıyorlar, zaten Haris'in ölememezliğine de hiç değinmiyorum bile. Lafı açılmışken herşeye rağmen ben Haris'i severdim biliyor musunuz hikayede karizması olan tek kişi oydu, şimdi Ezel'de fena adam değil de yüksek dozda Karmen ona yaramadı diyebilirim. Neyse nerede kalmıştık hah Haris'i seviyordum ben işte ama yazar naptı etti ikinci kitapta soğuttu beni ondan bu sebeple de onu ayrıca tebrik etmek istiyorum. Kalıntı 2'de konu falan da kalmadı ortada zaten var olan tek şey karanlıktı. "Yok karanlık böyle", "yok karanlık şöyle" sürekli aynı kelimeyi okuyup durmaktan bıktım, gına geldi arkadaş bu ne bitmez karanlıkmış böyle. Bana kalırsa bu seriyi hiç okumayın gerek yok yani. Hepi topu bir avuç karakter var, sürekli aynı olaylar aynı diyaloglar kendini tekrar ediyor ve hiçbir şekilde bir ilerleme yok ne karakter gelişimi açısından ne de hikaye açısından. Sadece koca bir zaman kaybı üzgünüm.
1000Kitap
Kalıntı 2Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20221,414 okunma
·
318 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Firefly
Gönderi Sahibi
* Serinin ilk kitabı Kalıntı 1'in incelemesi → #274602435