·184 syf.····Okunma: 24 Temmuz 2025 02:27 Bir süredir okumak istiyordum nihayet bitirdim. Nedense okullarda bu kitabeleri öğrendiğimiz zihnimizde hayli ilkel bir dönem yazıtı geliyor. Fakat anlatım gücü ve anlatılanlara bakınca koca bir kültürü görebiliyorsunuz. Dede Korkut hikayelerinde aşina olduğumuz bir dil var. "Dizliye diz çöktürdük, başlıyım baş değdirdik" gibi ifadeler direkt olarak bana bu hikayelerin anlatım dilini çağrıştırdı. Değişmeden ya da çok az değişerek günümüze ulaşan kelimeleri görmek beni heyecanlandırıyor açıkçası.
Okurken oldukça zevk aldım. Bazı durumları ifade etme şekilleri de çok hoşuma gitti. Kül Tigin'in ölümünden sonra yaşadığı acıyı ifade eden sözler çok anlamlıydı bence. Bir de savaşta yenip canlarını aldıkları düşman kağanları iiin onları balbal ettiklerini söylemeleri hoş bir ayrıntı. Kültürü bildiğimizde savaşçıları mezarkatına öldürdükleri düşmanları sembolü olarak balbal dikilirdi.
"Üstte Mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça senin ilini ve töreni kim bozabilir?"
Cidden ne oldu?