Eğer tarihte yazılanlar doğruysa; 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur.' yerine, 'Türk'ün Türk'ten başka düşmanı yoktur.' denilmeli. Çünkü hiçbir Türk Devleti barış ile kurulmamış. Önce kendi milletinden olanları kılıçtan geçirmiş (evlilik yoluyla birleşen beylikler dışında) sonra ayaklarının üzerinde durabilmeyi öğrenmiş. Yıkılan Türk Devletleri'ne bakınca da yine kendi iç karışıklığından yıkılan bir sürü Türk Devleti var. Bu da demek oluyor ki Türk'ün Türk' e ettiğini kimse etmemiştir.
Yatırım tavsiyesidir.
Göktürk kitabelerinde daha çok savaşlar, Türklük, kahramanlıklar geçse de, o dönemin (6. Ve 8. Yy arası) yaşantısı hakkında da bilgiler içerdiği için kitap hoşuma gitti. Kitabın sol sayfası Latin harfleri ile orjinal dilden yazılmış, sağ sayfada da günümüz Türkçesi karşılığı verilmiş. Son kısımda da sözlük var. Çocukluktan beri duyduğumuz kitabeleri okumak bugüne nasipmiş. Her bir kitabe için de ozet bilgiler içeriyor eser.
Türk Tarihinin bilinen en eksi yazılı kaynaklarından olan Göktürk kitabeleri.
Göktürk devleti döneminde yaşanan olayları bağımsızlık uğruna verilen mücadeleyi , geçmişten günümüze ulaştıran , Türk milleti olarak atalarımızın verdiği mücadeleyi anlamamıza,ve bilinçlenmemize yardim edecek bir Eser...
Türkçenin yazılı ilk kaynağı olarak gösterilen Göktürk Kitabeleri, II. Göktürk Devleti döneminden günümüze kalan en önemli kültür mirasımızdır. Bugün Moğolistan sınırları içerisinde yer alan kitabelerin en önemlileri Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk kitabeleridir. Kitâbelerin içerikleri, edebî yönden oldukça zengindir. Türk töresini ve Türk tarihini bütün yönleri ile yansıtırlar.
Göktürk Kitâbeleri bir diğer adıyla Orhun Abideleri(Yazıtları) günümüze kadar gelebilmiş Türk tarihi açısından önemli bir kaynaktır. Türk devletinin sosyo-kültürel, bağımsız, savaşçı yapısı hakkında ilk elden anlatım mevcut olduğundan her Türkün okuması, kütüphanesinde bulundurması gereken çok önemli bir eserdir. Kapra yayınlarının çıkarmış olduğu bu çeviri oldukça anlaşılır günümüz Türkçesiyle yazıldığından okurken yormamaktadır. Okuyacak olanlara naçizane tavsiyem, kitabı sindirerek okumaları. Bazı yerlerde tekrara düşmüş olsa da, ben bunun sebebinin şahsen tekrara düşülen yerlerin önemini vurgulamak gayesiyle olduğunu düşünüyorum.
"Türk , Oğuz beyleri, milleti işitin! Üstteki gök çökmedikçe , altta yer delinmedikçe, Türk milleti, ülkeni, töreni kim bozabilirdi? Türk milleti, vazgeç, kendine gel ve pişman ol! Disiplinsizliğin yüzünden, seni beslemiş bilge kağanınla , hür ve rahat iyi ülkene karşı kendin hata ettin, kötülük getirdin."
Orhun (Göktürk) Yazıtları Türkçenin yazılı ilk kaynağı olarak günümüzde Moğolistan sınırında yer alan Bilge Kağan, Kültigin ve Tonyukuk adına dikilmiş yazılı taşlarıdır. Türk töre ve tarihini oldukça iyi yansıtan bir eseridir.
Kitabın düzenini çok sevdim. Sol sayfalarda Göktürkçe , sağ sayfalarda Türkçe çevirisi olması ayrıca geniş ve kapsamlı bir sözlüğe sahip olması bence çok güzel detaylardı. Tarih severler ve tarih meraklıları ayrıca atalarını tanımak isteyenlere tavsiye ederim keyifli okumalar ^_^
Bir süredir okumak istiyordum nihayet bitirdim. Nedense okullarda bu kitabeleri öğrendiğimiz zihnimizde hayli ilkel bir dönem yazıtı geliyor. Fakat anlatım gücü ve anlatılanlara bakınca koca bir kültürü görebiliyorsunuz. Dede Korkut hikayelerinde aşina olduğumuz bir dil var. "Dizliye diz çöktürdük, başlıyım baş değdirdik" gibi ifadeler direkt olarak bana bu hikayelerin anlatım dilini çağrıştırdı. Değişmeden ya da çok az değişerek günümüze ulaşan kelimeleri görmek beni heyecanlandırıyor açıkçası.
Okurken oldukça zevk aldım. Bazı durumları ifade etme şekilleri de çok hoşuma gitti. Kül Tigin'in ölümünden sonra yaşadığı acıyı ifade eden sözler çok anlamlıydı bence. Bir de savaşta yenip canlarını aldıkları düşman kağanları iiin onları balbal ettiklerini söylemeleri hoş bir ayrıntı. Kültürü bildiğimizde savaşçıları mezarkatına öldürdükleri düşmanları sembolü olarak balbal dikilirdi.
"Üstte Mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça senin ilini ve töreni kim bozabilir?"
Cidden ne oldu?
Göktürk Kitabeleri, özellikle Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtları, Türk milletine gelecekteki varlıklarını sürdürmeleri için Kağanları Tonyukuk ve Bilge Kağan tarafından bırakılmış birer siyasetname ve eğitim rehberi niteliğindedir.
Kitabeler, "Tatlı sözüne, yumuşak ipeğine kanıp (Çin'e) yaklaşırsanız ölürsünüz" diyerek kültürel asimilasyonun ölümcül tehlikesini vurgular. Maarif Modeli'nin milli ve manevi değerlere vurgu yapması, modern dünyadaki küreselleşme ve kültürel homojenleşme baskısı karşısında gençlerin kendi öz kimliklerinde güçlü durmasını hedefler.
Kitabeler, dağınık bir kavmin kolayca yenileceğini, ancak "Kağan'ın etrafında birleşildiğinde" devlete hâkim olunacağını ve düzenin sağlanacağını belirtir. Maarif Modeli, bireyi merkeze alsa da, nihayetinde onu milli hedefler doğrultusunda düşünen ve hareket eden bir parçası olarak yetiştirmeyi amaçlar. Bu, bireysel yeteneklerin kolektif güce dönüştürülmesi felsefesidir.
Türk beyleri, Türk milleti, bunları işitin! Türk milletini toplayıp, ülke olup nasıl bir araya geleceğini buraya yazdım. Her ne sözüm varsa sonsuz kalacak kitâbeye yazdım.
Açıkçası iyi veya kötü olarak yorum yapamam çünkü hiçbir şey anlamadım. Bazı kısımlarda aynı şeyleri anlatıyor ancak farklı kişilerin anlattığı belli oluyor. Kitap kısa olduğundan çok fazla sıkmıyor.
Anonim Fransızca kökenli bir kelimedir. Sıfat olarak adı sanı bilinmeyen anlamına gelir. Aynı zamanda kim tarafından yapıldı ya da ne zaman ortaya çıktı bilmeyen şeklinde de anlamak mümkündür.
Kitaplar çeşitli nedenlerle "Anonim" olarak adlandırılabilir:
* Resmi olarak bu isim altında yayınlanmış olabilirler
* Belirli bir yazara atfedilmeyen geleneksel hikayelerdir
* Genellikle belirli bir yazara atfedilmeyen dini metinlerdir