Birbirinden bağımsız 60 kişiye yöneltilen 10 sorunun cevaplarından oluşan bir kitap. Bu kişiler 25-60 yaş aralığında olup kendilerini eski müslüman, yeni dinsiz olarak niteliyor.Kitap ise bu on soruya verdikleri cevapları konu ediniyor. Kitabın sonunda cevaplardan ve istatistiklerden yola çıkarak editör arkadaş bir analizde de bulunmuş. Kitapta kendisine soru yöneltilenlerin bir çoğu ya ilahiyat mezunu yada imamhatip mezunu. Genele vurabileceğimiz şekliyle kitaptaki büyük çoğunluk dini uzantılı bir okuldan mezun. Kitabın ilk adını ve içeriğini duyunca bana vay be dedirten kısmı da buydu. İçerisinde öğretmen,imam, ilahiyat akademisyeninden tutun müftü kişiler de vardı. Aslında bu kitabı görünce heyecanlanmıştım. Çünkü burada sorulara verilen cevapları analiz edebilirsek aslında dinden kopuş eğilimine psikolojik bir bakışla bakıp bunu anlamlandırma ve bu eğilimin sebep-sonuç ilişkisini daha yakinen kavrama fırsatı bulacağımı düşünmüştüm. Ama kitabı okuyunca yanıldığımı anladım. Çünkü kitapta farklı kişiler de olsa hep konu edinilen kişilerde bir aydınlanma savaşcısı gibi bir hava var. Bu kitabın dini versiyonu yapılsa muhtemelen Allah'a hamdolsun bize o hidayeti nasip etti diyip atomu bölermişcesine bir hava verilip de dünyayı aydınalatıp kurtaracak o seçilmiş nefer gibi takılma içgüdüsü yada kibrine çok çok daha az rastlayacaktık. Aslında kitaptaki ortak nokta hepsinin kendisini bu tarzda gereksiz kasması. Sen bir lafız ile yapılabilecek bir iş yaptın.(İnanmıyorum demek dinden çıkmak için kafidir) Öyle aydınlık savaşçısı rolüne bürünmeye gerek yok. Ayrıca dinden çıkış için sunulan kendilerince sebeblerin bir çoğu kendilerinin yaptığı bir niyet okumasından ibaret. Kimisi gelir bana göre Muhammed rakip kabilesi olan Ümeyye kabilesine galip gelmek için peygamberlik iddasında bulundu der. Diğeri bunu hırs ve şehvete bağlar. vs.vs. Herkesin kendince öznel bi niyet okuması var. Ama bu nesnelmiş gibi lanse ediliyor. Ayrıca inanların yaptıkları fiillerden dolayı dinden soğuma algısı aşırı fazla var. Hepsinde bu ortak noktayı göreceksiniz nerdeyse. Feto,İşid, Taliban vb örgütlerin veya bazı tarikatlarda yaşanan olumsuz olayların fiilleri de bu kimselerin aydınlanma sebebleri arasında. Yahu Feto başka İşid başka Taliban başka bi dini yoruma sahip. Tarikatçılar da. Neden bu dini yorumlar tek çatı altında gösterilip aslında burda din suçlu gösteriliyor? Din değil dindarlar suçlu gibi aslında güzel ve popüler eleştiriye karşın kitapta din bunlara müsade ediyor diyerek cevap verilmek istenmiş. Lakin Kurancılık vs farklı bir yorumu benimseyen bir adama göre bunlar eleştiri bile değil. Ama işlerine geldiği gibi farklı yorumları tek çatı altında gibi gösterirler. Sanki islamın gerçek yorumunu kendileri biliyormuş gibi. Neyse iktidar yüzünden dinden soğuma da az önce anlattıklarıma da dahil edilebilir. İktidarın dine uygunluğu sanki yüzdeyüzmüş gibi. Kaldıki rüşvet, adaletsizlik vb gibi şeylerin haram olduğunu biliyoruz. Ayrıca hepsi dinler böyle kötüdür dinler böyle hayat karartır böyle aydınlık akıl ve mantık düşmanıdır derken hem kullandıkları kelimelerin terminolojisine hakim değiller. (Akli olarak neler imkansızdır, çelişki klasik mantıkta neye denir vb) Hemde altını doldurma şekli hepsinin aynı. Bir roman gibi dinlerin insan hayatına ve dünyamıza olan kötülüğünü betimliyorlar ama bunların altı hep cariyelik, zeyd meselesi, kadınlar hakkıdanki bir kaç ayet vb aslında günümüzde de popüler olan eleştirilerden kaynaklanıyor. Halbuki bunların cevapları da bir çok mecralarda defalarca kez verildi ve verilmeye devam ediliyor. Ve yine bu kimselerin ortak noktasıda sanki bu iddalara hiç cevap verilmiyor ve üstüne üstlük teistik adamakıllı hiçbir argüman yokmuş gibi davranmaları. Bırakın sadece Müslümanları, teistlerin zaten 10+ asırdan beridir argümanları ve ve uzun yıllardır üzerinde durduğu 1111 de vefat eden Müslüman Gazalisinden 21.yüzyılda yaşayan Hrıstıyan William Lane Craige'in kullandığı kozmolojik argümanından hassas ayar, bilinç argümanı, olumsallık argümanı vb sanki hiç yokmuş veya internette gördükleri kalem argümanı gibi kolay ve sıradan bir şey sanıyorlar. Bu dindarları aşırı küçümseme uslubu kitabın geneline hakim. İşin diğer kısmı editörün de kitap sonundaki analizlerinde bu yöne çok fazla katkıda bulunması. Din zaten savunulacak yanı kalmayan zamanla daha da bitecek olan, sorun yorumlarda değil dinin bizzat kendisinde olan (kitaptaki özet sonuç kısmı) islamı savunmak için konulan apolojik tutum ve aklamacı tavırlar vb işe yaramadığından bahsediyor. Aksine dinsizlik arttıkça bilinçli Müslümanlıkta artıyor. Apolojik tutum olarak gördükleri kelam vb ilimlerine olan istek ve merak artıyor. Bu konularda videolar çeken vb. kimselere rağbette çok fazla artıyor. Mesela dinsizlik artıyor gerçeğini tek taraflı okuyup da din bitiyor dini savunma diye ortaya konan gayretin hepsi beyhude ve safsatadan ibaret şeklinde perspektif işte bu sebeble yanlıştır. Ama kitapta editörün analizlerinde dahi bu hava hakim. Bu analiz kesinlikle hatalı. Peygamberliğin ispatı, Neden Müslümanım, Muhtelif itirazlara cevaplar tarzı kitaplara rağbet oldukça fazla. Özetle, dikkat çekiyorum ki dinsizlik artıyor şeklindeki görüş bir realitedir. Ama bunu tek taraflı okuyup dinler mahvoluyor, yapılan apoloji (savunma) safsatadan ibaret hiçbir geçerliliği yok tarzı bir analiz kesinlikle yanlış aksine dindarlar gittikçe bilinçleşiyor. Teistlerin hiçbir delili olmadığını ve tartışmalarda ezildiğini düşünenler Caner Taslaman - Ali Nesin tartışmasına bakabilir. Kitaptaki 60 kişinin de dinsiz olmaktan memnun ve mutlu olması ise dini vecibelerin ağır gelmesi ve hayatlarında normatif bir değer kalmamasından dolayı olduğunu düşünüyorum.Özetle heyecanla alıp acaba dini uzantılı bu kişilerin psikolojisini öğrenip dinsizlik artışını daha iyi anlamlandırabilir miyim diye heyecanla okuduğum bu kitabın aslında klasik sosyal medyadaki felsefi meselelere ilgiden uzak ellerine geçen bir kaç popüler argümanla kafalarında kurdukları niyet okuması ile birleştirdiklerini üstüne üstlük kendilerini aydınlık savaşçısı addedip dindarları yüzdeyüz fideist ve rasyonaliteden uzak olarak görmeleri hatta nerdeyse herkeste bunun tekrarlanması ha birde tek taraflı yapılan analizleri görmem sonucu bende hayal kırıklığı oluşturdu. En azından varolduğunu bildiğim rasyonel ateistlerin bilincini ve psikolojik süreçlerini anlamak istiyorsanız sizde hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Dini uzantılı okulda okumalarını boşverin. İslam felsefesi veya kelam gibi dersler zaten iyi bir düzeyde verilmiyor. Giriş mahiyetinde oluyor.