Momo 9-10 yaşlarında bir çocuktur. Mahalleye bir gece ansızın gelmiş ve mağaraya yerleşmiştir. Mahalleli ona yardım etmiş ve ihtiyaçlarını da karşılamışlardır. Bir süre sonra herkes Momo’ya adeta tapınmıştır. Öyle ki; dilden dile yayılan Momo bir atasözü haline gelmiş ve insanlar, sıkıntılı arkadaşlarıyla karşılaştıklarında “Bir Momo’ya git sen.” Sözü dillere pelesenk olmuştur.
Momo’nun en yakın iki arkadaşı vardır. İlki ihtiyar olan Beppo’dur. Kendisi bir çöpçüdür. En büyük özelliği de, sorulara cevap vermeden önce uzun düşünmesi ve kelimelerin anlamlarına da fazla dikkat etmesidir. Bir diğeri ise, Gigi’dir. Gigi, şehrin masalcısıdır. Ve herkes gibi onun da ilham kaynağı Momo’dur.
Herkes mutlu ve huzurluyken şehre duman adamlar gelir ve Zaman tasarrufçusuyuz diyerek insanların tüm huzurlu ve mutlu anlarını ellerinden alırlar. Ancak onların önünde koskoca bir Momo engeli vardır. Hissiz insanlara bile gerçek duyguları yaşatan bu küçük kız, duman adamların başına bela olmuştur. Momo, Gigi, Beppo ve diğer çocuklar birleşip protesto etmiş ve duman adamların dikkatini çekmişlerdir. Duman adamlar Momo’yu tüm şehirde ararken, Momo yeni keşfettiği küçük dostu kaplumbağa ile uzun bir yolculuğa çıkmıştır bile. düşündükleri sırtında beliren bu kaplumbağa; Momo’yu sağ salim Hora Ustaya ulaştırabilmiştir. Hora usta zaman bekçisidir ve Momo’dan duman adamlara karşı savaşmasını ister.
Oldukça akıcı bir dille anlatılan kitap içinde pek çok mesaj barındırmaktadır. Arkadaşlık sevgisi, yardımlaşma, zaman korkusu ve korktukça derinleşen yalnızlık ve beraberindeki acılar… günümüze ışık tutan roman bize ince bir ayarda vermekte aslında. Zamanı kaçırmamak adına sevdiklerinizden uzaklaşmak ve bencilleşmek. Parayı hep en üste koyup anıları göz ardı etmek. Ben bu kitabı çok beğendim ve sonrasında okullarda okutulduğunu da öğrendim. Öğrenciler için bir tık uzun sayfalar içeriyor olabilir ama bence akıcılığıyla bu sorun da çözülmüş belli ki. Tavsiye ederim dostlar.