Sartre’ın bu eseri Antik Yunan mitini modern varoluşçuluk potasında eriten derinlemesine bir sorgulama sunuyor fakat eserin işlediği temaların ağırlığına rağmen, beklediğim düşündürücü zenginliği bende tam anlamıyla yaratamadı.
Oyunun temelinde yatan özgürlük kavramı, kitabın en vurucu noktalarından biri bence. Özellikle Orestes'in "her insan kendi yolunu kendi düşünüp bulmalı" cümlesi Sartre'ın felsefesinin temeli. Ancak bu özgürlük, Orestes'i kaçınılmaz bir yalnızlığa itiyor. Kendi yolunu çizmenin, başkalarının beklentilerinden kopmanın getirdiği bu yabancılaşma, özellikle kız kardeşi Elektra ile olan ilişkisi etkiliyor. Özgürlüğün getirdiği bu varoluşsal yalnızlık, bana göre eserin en güçlü bölümü.
Sonuç olarak, "Sinekler", özgürlüğün sadece bir hak değil, aynı zamanda ağır bir yük olduğu, ancak bu yükün, gerçek bir insan olmanın tek yolu olduğu mesajını veren etkileyici bir felsefi dram. Ancak karakterlerin içsel yolculuklarının yüzeysel kalması bende beklediğim etkiyi yaratmadı. Yine de, Sartre'ın bu eserinde sunduğu varoluşsal tartışmalar, üzerinde düşünülmeye SineklerJean-Paul Sartre değer.
SineklerJean-Paul Sartre · Kuzey Yayınları · 1985261 okunma