·142 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Haziran 2025 20:07 Nihilist görünümlü bir adamın öyküsü yine. En sevdiklerimden. Bir adam, yaşama dair pek de bir şey aramayan, bundan olacaktır ki pek de bir şey bulamamış olan. Belki de bulamadıktan sonra karar vermiştir aramaya ama ruhundaki kökten geliyor gibiydi ruhundaki bu amaçsızlık ve arayışsızlık . Bana öyle geliyor ki yaşamak zaten böyle bir şey. Amaçlar ve arayışlar geçici oylanmalar, sahte motivasyonlardan başka bir şey değil. Hayatın asıl olayı yaşamaktır, nasıl denk geliyorsa öyle yaşamak, tabi arada minik yönlendirmeler de yapmak gerek. Fakat daha ilginç olan bu benzeri karaktere sahip hemen bütün kurgusal karakterler zamanla yitiriyorlar akıllarını. Bu gerçek hayatta da böyle sanırım. Wahrlich benzeri tanıdığım tüm karakterlerin sonu ya kendi eliyle bir ölüm, ya da bir tımarhaneyle sonuçlanıyor. Warlich bu varyasyonları arasında pratik hayata en uyum sağlamış olanıydı oysa, bir filozof olarak başladığı yaşam kariyerini, çamaşırhane müdürü olarak devam ettiren, düzenli bir ilişkisi olan, yaşamdaki keyif aldığı küçük detaylar harici yaşamakla pek derdi olmayan bir adamdı. Fakat onun sonu da diğerlerinden pek farklı olmadı, yine bir yitiriş, yaşamında elde etmiş göründüğü her şey elinden yok oldu. Aklı da birçoklarınca bu yok olanlar arasındaydı, kendisi öyle düşünmese de bir yerden sonra kendi de bir şüphe içerisine düşüp sonrasında ise kalan her şeye olan bakışındaki o umursamazlık aldı yerini. Böyle bir karakterin olageldiği her hikaye böyle bir sona mahkum mu acaba diye soruyorum sıklıkla? Farklı bir sonu var mıdır ise yaşamaktaki en büyük motivasyonlarımdan.