·528 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Temmuz 2025 19:55 Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz, aynı zamanda sizi zamanın ötesine taşır, uygarlıkların kalbine indirir. Abum Rabum, İskender Pala’nın ustalığını konuşturduğu; tarih, aşk, din ve insani arayışları aynı potada eriten bir roman. İskender Pala bu romanında bizi Sümerler’e, yani yazının, inancın ve medeniyetin beşiğine götürüyor. Adını bile gizemli bulanların merakla açtığı ilk sayfalarda, insanlık tarihinin kadim soruları yankılanıyor: Tanrı’ya nasıl ulaşılır? Aşk ve inanç bir arada yürür mü? Kimlik nedir, hafıza neyi saklar?Romanın kurgusu, tarihi bilgilerle o kadar güzel örülmüş ki bir yandan kurmaca bir aşk hikâyesi okurken, diğer yandan Sümer mitolojisi, astronomi, arkeoloji ve semavi dinlerin temel taşları arasında dolaşıyorsunuz. Pala, kendi tarzına sadık kalıyor: edebi bir dil, bolca mecaz ve metafor, yer yer felsefi sorgulamalar...Kitabın merkezinde "kaybolanı aramak" var. Kimi karakter geçmişini, kimi Tanrı’yı, kimi de sevdiğini arıyor. Ve bu arayışlar öyle derin ki bazen bir satırda durup uzun uzun düşünmek istiyorsunuz. Herkesin “abum rabum”u farklı aslında...İskender Pala’nın süslü ve yer yer şiirsel dili, bazı okurlara fazla yoğun gelebilir. Ama bu yoğunluk, eserin büyüsünü oluşturan temel unsurlardan biri. Özellikle tarihî göndermeleri seven, mitolojiye ilgi duyan ve edebi tat arayanlar için bir hazine.Abum Rabum, sadece bir roman değil; bir yolculuk, bir içsel keşif ve insanlığın kadim hikâyesine tutulan bir ayna. Okurken bazen zihniniz yoruluyor ama kalbiniz hep uyanık kalıyor. Bu kitap, kendine has bir yolculuk yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan.
Sabırsızlıkla bir Şanlıurfalı olarak adım adım ama biraz daha bilinçli bir tur beni bekliyor