Eser öncelikle Ortadoğu’nun sınırlanından söz eder. Bugunki Arap Yarımadası, Mısır, Türkiye, İran, Afganistan, Türk Cumhuriyetleri ve Hindistan’a kadar olan bölgeyi Ortadoğu olarak tanımlar. 19. yüzyılda İngiltere ve Rusya İmpratorluklari arasında bu coğrafyada geçen rekabeti ise “ Büyük Oyun” diye tanımlar. 1914-1918 arası İngilizler Ortadoğu cephelerine 2,5 milyon asker sürerler. Savaştan sonra ise terhis olan askerleri dışında 1 milyon isgalci güç bulundururlar. Fransa ve İngiltere’nin harp yılları boyunca 1914-1918 arasında Ortadoğu’yu nasıl paylaştığını başta Sykes-Picot gibi diplomatlar olmak üzere İngiliz, Fransız, Türk, Arap, Yahudi ve İranlı önde gelen aktörleri, Rus devrimi önderlerini ve ABD’yi savaşa sokan Başkan Wilson da dahil olmak üzere birçok ülke ve önde gelen aktörünün politikalarını da ele alarak bölgedeki paylaşımın ne şekilde yapıldığını eser ele alıyor. Siyonizmin ortaya çıkış süreci, Arap milliyetçiliğinin aktörleri, Rus devrim önderlerinin 1. Dünya Harbi’ni nasıl yorumladıkları, 1. Dünya Harbi bittiğinde Irak, Afganistan, Mısır vb Ortadoğu ülkelerinde ortaya çıkan isyan girişimlerinin neden bir kısmının başarılı olamadığını ve Mustafa Kemal ile Anadolu Hareketi’ne Batılıların bakış açısını ele alıyor. Özetle 19. ve 20. yüzyılın ilk çeyrekleri dünyada paylaşım savaşlarının olduğu zaman dilimleri. 21. yüzyılda da Ortadoğu’da yeni bir paylaşım dönemi ve sınırların çizimi söz konusu. O dönemde hangi halkların bağımsız olacağına ve devleti kuracağına karar verildiği bir süreç yaşanıyor. 7 Ekim 2023 Hamas İsrail Savaşı sonrası bölge yeni durumlara ve olaylara açık hale gelmiş bulunmakta. Benzer bir süreç yaşandigini eserden hareketle gözlemliyorum.