·184 syf.····Okunma: 02 Şubat 2021 00:00 Engin Geçtan’la yaklaşık 5 yıl önce, üniversite yıllarımda tanışmıştım. İnsan Olmak kitabını okurken çok etkilendiğimi hatırlıyorum.İnsan ilişkilerini anlamlandırmamda üzerimde büyük bir etkisi olmuştu.
Bu yıl tekrar sanki hiç okumamışım gibi, büyük bir merakla elime aldım ve baştan sona yeniden okumaya başladım. Kitabın yalın anlatımı gerçekten çok etkileyici. Yazar, anlatılması en zor şeyleri bile en sade ve anlaşılır haliyle özetliyor. Gerçekleri okuyucuya aktarırken insanı yer yer ciddi bir aydınlanmaya sürüklüyor. Kendinizden parçalar buluyorsunuz, çevrenizdeki insanlar da bir bir gözünüzün önünden geçiyor.
Kitapta insanın doğumdan ölüme kadar tüm süreçlerine, gücüne ve güçsüzlüğüne eşlik ediyorsunuz. Nevrotik ve narsist kişilik tiplemeleri o kadar sade ve net anlatılmış ki, birçok şeyi fark etmeden edemiyorsunuz.
Kitabın sonunda kendi içimde çıkardığım en önemli fikir şu oldu:
Gerçekten sevebilen biri, yaşamı da sevebilir. Küçük şeylerde anlam bulur, hayattan doyum alır. Çünkü o doyum, aslında büyük paralarda, statüde, dış güzellikte değil. Mevcut halimizle elimizden geleni yapıp hayatın sorumluluğunu alabilmekte yatıyor.
Ama sevmeyi öğrenememiş biri için her şey bir nesneye dönüşüyor, anlam ise içten içe kayboluyor. Umarım bizler yaşam sorumluluğunu alan hayata seyretmek yerine katılan mutluluğu nesnelerde değil derin ilişkilerde bulabilen insanlar oluruz..