·592 syf.····Okunma: 27 Temmuz 2025 17:56 Sabah vapuruna binip gitmişim de şimdi de akşam vapuruyla tüm karakterleri ardımda bırakıp evime dönüyormuşum gibi hissediyorum. Film izler gibi okudum satırları, 60'lar, 80'ler, 90'lar... Tanık olduklarım, kulaktan dolma bilgilerle bildim sandıklarım... Anladığım kadarıyla hayalî bir ada yaratmış yazar, aradım bulamadım, hakkında herhangi bir bilgiye ulaşamadım. Döneminin siyasî, sosyal, kültürel gelişmelerini de hikâyesine gayet başarılı bir şekilde yedirmiş. Sayfa sayısının çokluğu, karakterlerin mantar gibi çoğalması, tarihler arasındaki geçişler okurken biraz yorabiliyor okuyucuyu. Bir de antiromantik yazarımız sanırım, saf bir realist. Hiçbir karakteri tam anlamıyla sevdirmedi, 'ayy ne hoooşş!' derken bir puştluğunu çıkarıverdi ortaya. Gereksiz detaylar, uzatmalar var mıydı emin olamasam da bunun bazı bölümlerin havada kalmasına neden olduğu görüşündeyim.