7/10
·128 syf.··
2025 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 12:18
Bazı kitaplar sessiz sedasız başlar ama sayfa ilerledikçe ruhunu dürtüklemeye başlar. Düello, işte o sessiz gibi görünen ama insanı içten içe sarsan kitaplardan biri oldu benim için. Çehov bu öyküsünde aslında bir düellodan çok daha fazlasını anlatıyor. İnanç, amaçsızlık, ahlak, doğa, insan ilişkileri, içsel boşluk… Her karakter bir düşüncenin ete kemiğe bürünmüş hâli gibi. Hepsi bir şeyin temsilcisi ama aynı zamanda da çok tanıdık, çok insani. Laevski karakterine resmen sinir oldum. Kendi kendine yetemeyen, sorumluluk alamayan ama sürekli şikâyet eden, amaçsız biri. Karşısında ise Von Koren var; bilim adamı, katı, soğukkanlı ama bir o kadar da “doğru” olmaya takıntılı. Bu ikilinin çatışması, bana insanın hem kendisiyle hem de toplumla olan hesaplaşmasını hatırlattı. Çehov’un en sevdiğim yönü, taraf tutmaması. Okurken kimi haklı bulsam, hemen ardından gelen bir sahneyle kafam karışıyor. Çünkü gerçek hayatta da durum bu: Kimse tamamen haklı değil, kimse tamamen suçlu değil. Doğanın tasviri ise büyüleyiciydi. O sıcak, nemli hava neredeyse tenime değdi. Hele ki bu sıcaklarda okumak… Zamanlamam harika. Doğanın içinde kaybolmuş bu karakterler, kendi içlerinde de yolunu arıyor gibiydi. Son sayfalarda bir şeylerin değiştiğini hissettim. Çehov büyük laflar etmeden, sessizce bir dönüşümün mümkün olduğunu fısıldıyor insana. Ve belki de bu yüzden bu kadar etkileyici. Okuduktan sonra kafamda yankılanan tek cümle şu oldu: “İnsan değişebilir mi gerçekten?”
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,301 okunma
·
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.