Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Her şerde bir hayır vardır...
8/10
·128 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 03:05
Düello, Kafkasya’nın bir sahil kentinde geçiyor. Yeni bir hayat kurmak için kocasını bırakıp sevdiği erkekle kaçan bir kadın, zıt karakterleri olan ve farklı yaşamlara sahip iki erkek arasındaki
1000k
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
9/10
·128 syf.·
2024 25. kitabı
Çehov'un bu hikayesinin başkarakterinde Petersburg'tan sevgilisiyle şehre uzak bir kasabaya memur olarak gelen Layevski var. Yazarımız bu karakterimizi hikayede öyle yokuş aşağı bırakmış ki çift taraflı bu yolda, bir koldan sevgilisi Nadejda ile ilişkisinde kötü ilerlerken diğer koldansa etik anlayış farklılığından kasabalı Von Koren ile doğacak kişisel bir çatışma üzerine üzerine gelmektedir. Bireysel ahlak sahibi, hayata karşı duruşu olan Von Koren ve hem kararsız hem de duyarsız Layevski arasındaki bu gerilim sonunda düelloya kadar varacaktır. Okuyucu olarak Layevski'nin düştüğü çıkmazdan, utanç verici durumlardan ve Von Koren'in karakterinden ödün vermeyen duruşundan düelloda kimin tarafını tutacağınıza, okurken karar veremeyeceksiniz! Ama merak etmeyin, her zaman oyunu oynatan kazanır :) Anton Çehov bu hikayeye o kadar güzel bir final hazırlamış ki okuyucusunu çok da ters köşeye bırakmadan, gerektiğinden de çok tatmin ediyor... Rus edebiyatının insanlarda bu kadar karşılığı olmasına şaşmamalı çünkü çok büyük aydınları, düşünce insanları var. Layevski ve Von Koren'in arasındaki karakter farklılığı bana Turgenyev'in 'Babalar ve Oğullar' eserindeki Bazarov ve Pavel arasındaki çekişmeyi anımsattı. Anton Çehov'un bu eseri benim başucu kitaplarımdan biri oldu bile. Buarada erkek okuyucularımız için bir hatırlatma; okurken kendimizi Von Koren'in yerine koymayı seçeriz ama Layevski hepimizden bir parça almıştır çoktan :) İyi okumalar.
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 250. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2023 23:01
Eser ilk kez 1891 yılında bir gazetede tefrika edilmiştir. Rus aristokrasisine mensup Layevski, evli bir kadınla aşk yaşar ve kadınla Petersburg'dan kaçarak Karadeniz'e kıyısı olan küçük bir Kafkas kentine yerleşir. Güya amaçları, insan emeği ile ve onurla inşa ettikleri kendilerine ait bir dünya kurmaktır. Rus entelektüel camianın tipik özelliklerine sahip iki asalaktan fazlası değildir Layevski ve metresi. En nihayetinde her ikisi de şahsiyetlerinde bulunan düşüklüğün etkisiyle türlü rezilliklerin içine girerler. Aynı kasabada bilimsel araştırmalar için bulunan Darwinci zoolog Von Koren de, bu iki insana karşı derin bir nefret duymaktadır. Onlar, Rus toplumunun çürük elmalarıdır ve derhal toplum tarafından elenmelidirler. ( Burada biraz sosyal Darwinizim araya girer.) Bir gün sinirlerin gerildiği bir anda Von Koren, Layevski'yi düelloya davet eder. Bu düello daveti, her ikisi için de yeni bir anlayış türünün doğmasına vesile olur. Çehov'un hikayelerine gerçekten bayılıyorum. Güzel bir eserdi, tavsiye ederim.
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2024 51. kitabı
Hikaye yazarları arasında Cehov'un mükemmel biri olduğunu hatta bu alanda ilk sıraya yerleştirmemde kendi adıma bir beis görmüyorum. Özellikle '6.Koğuş' novellasını okuyanlar onun
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2023 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 17:59
Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello'da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Karadeniz kıyısında küçük bir kentte yaşayan eğitimli Rus
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
8/10
·128 syf.·
2023 22. kitabı
Anton Çehov
Anton Çehov
benim fikrine zikrine en çok saygı duyduğum yazarlardan biri... Hatta o yazarların en başında geliyor. Çehov'un karakterleri çok gerçek çok içimizden. Her eserini çok seviyorum favorilerim;
Altıncı Koğuş
Altıncı Koğuş
,
Vanya Dayı
Vanya Dayı
olsa da kesinlikle
Düello
Düello
da özellikle karakterleri beni çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Konusuna gelecek olursam Layevski karakterinin iç buhranını, "toplum" un Layevski gibilere bakış açısını ele alıyor. Kitaptan bir alıntı yapacak olursam: "İçinde yaşadığımız şu asabiyet çağında hepimiz sinirlerimizin kölesiyiz; onlar bizim efendimiz, bize ne isterlerse yapıyorlar. Bu anlamda uygarlığın bize yarardan çok zararı dokundu." Ne güzel özetlemiş değil mi? Hepimiz aslında duygularımızın esiri olmuş durumdayız ve davranışlarımızı duygularımız yönlendiriyor. Bu esaretten başka ne ki? Çağımızda herkes histerik. Davranışlarımıza hep bir bahanemiz var. Bilimi unuttuk, aklı unuttuk. Hepimiz sosyal medya batağında; göz yanılsamalarıyla, duygularımızın esaretinde, kendi "Truman Show" larımızı çekiyoruz. Bu esaretten kurtulabilmek için bol bol okumak dileği ile...
Edebiyat
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 118. kitabı
Tiyatro oykuculugunun kilometre taşlarından biri olarak nitelendirilen Anton Çehov, oyun tadında kaleme aldığı eserlerinde 19. Yüzyıl Rusya'sinin toplumsal dalgalanmaları üzerinden proletarya ve burjuva sentezini yapar.
1000Kitap
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
7/10
·128 syf.··
2025 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 12:18
Bazı kitaplar sessiz sedasız başlar ama sayfa ilerledikçe ruhunu dürtüklemeye başlar. Düello, işte o sessiz gibi görünen ama insanı içten içe sarsan kitaplardan biri oldu benim için. Çehov bu öyküsünde aslında bir düellodan çok daha fazlasını anlatıyor. İnanç, amaçsızlık, ahlak, doğa, insan ilişkileri, içsel boşluk… Her karakter bir düşüncenin ete kemiğe bürünmüş hâli gibi. Hepsi bir şeyin temsilcisi ama aynı zamanda da çok tanıdık, çok insani. Laevski karakterine resmen sinir oldum. Kendi kendine yetemeyen, sorumluluk alamayan ama sürekli şikâyet eden, amaçsız biri. Karşısında ise Von Koren var; bilim adamı, katı, soğukkanlı ama bir o kadar da “doğru” olmaya takıntılı. Bu ikilinin çatışması, bana insanın hem kendisiyle hem de toplumla olan hesaplaşmasını hatırlattı. Çehov’un en sevdiğim yönü, taraf tutmaması. Okurken kimi haklı bulsam, hemen ardından gelen bir sahneyle kafam karışıyor. Çünkü gerçek hayatta da durum bu: Kimse tamamen haklı değil, kimse tamamen suçlu değil. Doğanın tasviri ise büyüleyiciydi. O sıcak, nemli hava neredeyse tenime değdi. Hele ki bu sıcaklarda okumak… Zamanlamam harika. Doğanın içinde kaybolmuş bu karakterler, kendi içlerinde de yolunu arıyor gibiydi. Son sayfalarda bir şeylerin değiştiğini hissettim. Çehov büyük laflar etmeden, sessizce bir dönüşümün mümkün olduğunu fısıldıyor insana. Ve belki de bu yüzden bu kadar etkileyici. Okuduktan sonra kafamda yankılanan tek cümle şu oldu: “İnsan değişebilir mi gerçekten?”
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
6/10
·128 syf.··
2025 162. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 22:38
Anton Çehov’un “Düello” adlı eseri, insan ilişkilerinin karmaşık doğasını ve bireylerin içsel çatışmalarını gözler önüne serer... Çehov, karakterlerin sıradan hayatlarındaki kıskançlık, kırgınlık ve toplumsal baskıları derin bir psikolojik çözümlemeyle işler. Eserde, bir düelloya varan gerginlik aslında bireylerin kendi iç hesaplaşmalarının sembolüdür. Çehov’un sade dili ve güçlü gözlem gücü, okuyucuya hem dönemin toplumsal yapısını hem de insan ruhunun evrensel çelişkilerini gösterir. “Düello”, bireyin hem kendisiyle hem de toplumla olan mücadelesini anlatan bir eserdir...
1000Kitap
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma
9/10
·128 syf.··
2025 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 15:24
Çehov'a pozitif ayrımcılık mı yapıyorum yoksa? Çehov'un kaleminden okuduğum dokuzuncu kitap olan Düello kitabı hakkında kısa bir özet ile incelememe başlıyorum. Kitabın ana karakterleri; eğitimli bir aristokrat olan Layevski, bu beyefendiye aşık olduğu için kocasını terk edip onla kaçan Nadejde Federovna, bir doktor olan Sameylenko, bir zoolog olan Von Korean ve bir Diyakoz... Kitapta iki taraf ile de yakın arkadaş olan Sameylenko, birbirlerini sevmeyen Von Korean ile Layevski'nin arasındaki gerilim ve fikir çatızmazlığından hiç hoşnut olmasa da, onun evinde denk gelen bu ikili bir gün bir düello ile karşılaşmaya karar verir. Ayrıca kitapta Layevski ile Nadejde Federovna arasındaki aşkın ölüşüne, ikilinin birbirlerinden kaçış yolları arayışlarına da tanıklık ediyorsunuz. Hikâyenin kısaca konusu bu olsa da benim kitabı sevmemin nedeni konusu değil yazarın fikirleri, yazım dili. Karakterleri ustalıkla konuşturması... Hangi karakteri okursanız ona hak veriyor, hikayede bir tarafı tutamıyorsunuz. Durum öyküsüne isminin verilmesini sonuna kadar hak eden Çehov bu kitabında da olaydan çok karakterlerin zıt fikirleri, çatışmaları ile sizi karşılıyor kısaca. Evet belki de Çehov'a pozitif ayrımcılık yapıyorum çünkü en sevdiğim şey bir kitabın sıkmadan boğmadan beni düşüncelere daldırması ve yazarımız bunu başarıyor... Keyifli okumalar
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,285 okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı