Sade ve derin bir kurguda buluşan üç kuşağın hikayesi bu. Hüzün yüklü diyebilirim, hayatta biraz öyle değil mi? Aziz'in hikayesi beni çok etkiledi diye düşünürken, kendimi Huriye'ye üzülürken buluyorum. Ya İlhan devamlı peşinde bir gulyabani ile dolaşan.
Erzincan, İstanbul, Muğla, Diyarbakır, Ilgaz'ın soğuk ve karlı günleri...
Bir yerlerde ayrılırken bir yerlerde buluşan hayat hikayeleri. Akıp giden bir kurgu, samimi , hayatın içinden. İtiraf etmeliyim ki elimden bırakmak istemedim.
Özellikle 1939'da yaşanan Erzincan depreminin acılarını, küçük bir kasabada bütün ailesini kaybeden Aziz'in hikayesin de okuduk.
Nasıl iyi bir anne baba olunur , Kendi öz çocukları olmadığı halde bir çocuğa sevgiyle nasıl bakılır Zülküf Ağa ve Döndü Anada görüyoruz.
Özellikle Aziz ve Mehmet'in askere gittiği Muğla civarında yaşadıkları Anadolu insanın o temiz pak misafirperverliğini, sarıp sarmalayan yönünü okumak çok güzeldi.
Anadolu'nun o derin sözlü kültüründen hikayelere, menkibelere, masallara yer verilmesi kurguyu daha güçlü hale getirmiş. Son zamanlarda okuduğum en güzel kurgu romanlardan birisi diyebilirim. Kıymetli yazarimız Murat Gener'in yüreğine kalemine saglik.Yeni romanlarini dört gözle bekliyor olacağ Murat Gener im.
Okuma listelerine eklensin. Kitaplarla ve sevgiyle
kalin.