Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 28 Temmuz 2025 14:01 Bu incelemeye öncelikle diyerek ya da yazarın adını kitabın konusunu anlatarak başlamamaya söz vermiştim. Ne zaman söz versem böyle bir bu sefer de verdiğim sözden başlayarak giriyorum konuya ve bir şekilde yırtıyorum ama anlık bir kurtuluş oluyor genelde ve işe yarıyor. Ama benim anlık olmayan ve daha yaratıcı başlangıçlar bulmam gerek ve bunun için de düşünmem. O kadar boş zamanım olmasına rağmen belki de sırf kendimle kalmamak için bir sürü şey yapıyorum ama gün sonunda yine elim kafam ve yüreğim boş kalıyor. Buraya kadar okuyanlar içini dök de biz dinleyelim diye gelmedik okumaya diyebilir. E tamam da kardeşim kendime yazıyorum bunları okuma geç. aaa. Neyse işte. Başta dediklerimin aksine aslında bir inceleme nasıl olmalı diye bir araştırma yapmalıydım önce. Çünkü belki de bir incelemede kitabın yazarı konusuyla falan ilgili bilgiler verilmeli. Daha iyi baktıkça aslında bir şey bilmediğinizi(hadi canım ya kqoqdh) bildiklerinizin de çoğunun içinin boş olduğunu görüyorsunuz. Ama önce daha iyi bakmanız gerekiyor işte. (Bu inceleme de her neyse kelimesini yerine daha iyi bir kelime bulana kadar çok kullanacağım ve siz de istiyorsanız okursunuz ne diyeyim) her neyse işte. Bu inceleme de olmadı diğer incelemelerim daha iyi olur inşallah. Başlayalım artık. Her Hakan Günday kitabı gibi rahatsız edici bir şeyler var evet ama diğerleri kadar sahiplenemiyor insan kitabı.Birkaç inceleme daha okudum ve onlardan da aynı şeyden yakınıyorlardı.Aslında üstteki yazdıklarım onların sinirinden. İnceleme yazacaz diye kitabın konusunu anlatıp araya iki kelime cümle sıkıştırıp ohh al sana inceleme. Bu mu lan inceleme(kusura bakmayın da) Çünkü bence o inceleme değil. Peki seninki mi inceleme diyeceksiniz bilmem sonuna kadar okuyup ona siz karar verin hem öyle bir iddiam yok(bu bir inceleme kategorisinde yer aldığı için aslında var) Her neyse. Kitap da Zargana küçükken evlatlık olduğu için evden kaçıp (şımarıklık) dört kişinin tecavüzüne uğramış. Betty diye bir kızla tanışıp aşık olmuş onun için adam öldürmüş bir çocuk. Evet daha bir çocuk. On iki yaşında.Büyüyünce de karanlık ve depresif duygular (bu kadar basit değil tabi ki biliyorum kısaca anlatıyorum ki üstte şikayet ettiğim insanlardan olmayayım) hisseden bir insan olmus. (Acemice yazdım sorry) Bir videoda izlemiştim artık kötü karakter olmadığından yakınıyordu. O kadar haklı ki. Yani eninde sonunda bu yaptıklarının küçüklük travmalarına yaşadıklarına başına gelenlere falan bağlıyor insanlar. Hayır canım insan saf kötü de olabilir. Kötü de doğabilir. Bir gün bir kitap yazarsam içine kötülükle doğan bir çocuğu anlatacağım.(Yazarsam) Hakan Günday aslında küçüklükten anlatmaya başlayarak bu olaylar olmadan önce de öyle biri olduğunu gösteriyor. O hissettiği şeylerin İçinde olduğunu söylüyor ama heralde baş karakterle daha iyi empati kurabilmemiz için. Başına şunlar da gelsin de yaptıklarının makul bir açıklaması da şurda dursun demiş gibi. Keşke o şeyler hiç yaşanmasaydı(tecavüze uğraması ve üvey evlat olması ki bence üvey evlatlik kısmı tamamen şımarıklık) belki o zaman kitaba ya da karaktere daha ait hissederdik çünkü herkesin içinde kötülük vardır fakat farklı oranlarda (bence)ve diğer okuyucular da bu durumdan daha az şikayet ederdi. Her neyse işte Zargana büyüyünce seçtiği insanlara senaryolar verip başka bir karaktere bürünmelerini ve başka bir hayat yaşıyormuş gibi yapmalarını istiyor ve bunun karşılığında da büyük miktarda para teklif ediyor. Galiba bu işi teklif ettiği tüm insanlar kabul ediyor (kitapta bu konu hakkında ayrıntılı bilgi verilmiyor) Hatta şaşırıyorlar. Bu kadar basit onlar için çocuk oyuncağı olan bir iş için bu kadar para teklif edilmesine. Çünkü bir tek Zargana onlardan bir hayat,bir ben, bir ruh istediğinin ve bunların büyüklüğünün farkında. Zargana onların şaşırmasına da şaşırmıyor hatta normal karşılıyor çünkü seçtiği kişilerin de neredeyse normal denebilecek bir hayatı yok. (Normal hayat nasıl olmalı kısmını atlıyorum ve bu kadar çok konunun konuyu açması benim suçum değil yine de kusura bakmayın). Aslında hayatları bile umrunda olmayan insanlar. Neden onları seçiyor ki. Çok güzel bir hayatı olan bir insan seçseydi belki istediği sonuca ulaştırdı. Ama işte istediği bir sonuç yoktu ki. Sadece insanlardan kişiliklerini ve hayatlarını çalmaktan para karşılığı sadistce bir zevk alıyordu. "Farklı" olduğunu küçüklükten belli olan karakterimiz de herkesten "farklı" şeylerden zevk aldığı için bir nevi hırsızlık yapıyordu. Parasını veriyordu aldıklarının ama kişiler verdikleri şeylerin fiyatının farkında değildi. Bu da hırsızlık sayılmaz mıydı? Koma ve Zo asıl önemli projesi gibiydi en çok onların üstünde duruyor en çok onlardan çalmak istiyordu. Neden? Çünkü Zargana görmek istediği hayatları değil kendi hayatının senaryosunu verecekti. Koma eski sevgilisini Zo ise onun gerçek hayat senaryosunu mu canlandırdı yoksq istediğini mi anlamadımama bir çete başkanıydı. Betty den ayrıldığı bir dönem aşık olduğunu sandığı (bence) bir adamı canlandıran Koma en sonda adama aşık bile olmuş olabilir. Ama bu Zargana'nın umrunda bile değildi. Çünkü onun da sevdiğini sanmıyordum. Sanki zamanının geçmesi için onunla öylesine yaşıyormuş gibiydi.Zargana istediğine ulaştı. Hikayenin sonunda diyemeceğim bir sonda(çünkü kitabın bir sonu yoktu kitap hayattı) Zo ve Koma kendilerini neredeyse unutmuş artık Zargana'nın onlara senaryo vermesine bile gerek kalmamıştı. Zargana için önlemlerini yitirmişlerdi galiba çünkü onlardan alacak bir şeyi kalmamıştı. Betty ile Berlin'den ayrıldılar. Gittiler. Her şeyin sonunda gittiler işte. Kalkıp gittiler.
Amma da uzun yazdım ha. Belki de eleştirdiğim incelemelerden daha az bir inceleme oldu ama uzun süre sonra yazdım işte. Sonrakini daha iyi yazarım olur biter. Okumak isteyen okusun işte