ÖNSÖZ
Mahmut Makal'ın Bizim Köyü yayımlanalı elli dört yıl oldu. Aradan yarım yüzyıl geçmesine karşın, yayımlandığı yıllarda bir yandan övgülerle yüceltilen, öte yandan Türk köylüsünü yoksul gösterdiğinden, yazarı bürokrasinin kıskacına alınarak kovuşturmalarla baskı altında tutulan sonradan adı Bizim Köy olacak "Bir Köy Öğretmeninin Notları"nda saptananların çoğu, sorunlar köyden kente taşındığında görülecektir ki, bugün de güncelliğinden bir şey yitirmemiştir. Kendi deyimiyle, "yüzünde ergenlik kabarcıkları türeyen" on sekiz yaşındaki bir köy öğretmenini getirin gözlerinizin önüne. Dönemin valileri, akla hayale sığmayan suçlamalarla hakkında kovuşturmalar düzenleyip, çalıştığı Nurgöz köyüne müfettişler Nurgöz köyüne müfettişler gönderirken, propagandalarını yoksulluk üzerine kuran partinin cumhurbaşkanı 'Makal'ı Çankaya'ya davet edip, "Bir sorunun olursa kimseye gitme, doğrudan bana gel diyerek" onu doğduğu köye atamak isteyecekti.
Başlayan ve devam eden uzun bir önsözü var kitabın ceşitli yazarların kitap hakkında görüşleri dile getirilmiş
Bizim Köy'ün sanatsal bir değeri olmasaydı, Tahsin Yücel gibi, yargılarında ağzı bin kilitli bir yazar,"
Bizim köy benim için 1950'de başyapıttı.
1995'te de bir başyapıttır.
"Yaşar Kemal'in bile en iyi olarak nitelediği bir köy romanı.
Yazarın sürekli bi bir hikaye değil
Bu bi köy öğretmeninin anıları olarak belirttiği bi kitap.
Yazarımız en gerçek bi şekilde kendi köyünde yaşananları, yaşayışları belirtmiş olsa da
O tarihte olsun hatta şimdilerde olsun bence hala aynı geçerliliği vardır.
Yoksulluk, cahillik, ağalık düzeni
Parası olanın haklı olduğu arkasında devlet gücü olduğu.
Kitap kısa ve akıcı
1950'li yılların türkiyesinde bi köy yaşamını merak edenler okuyabilir hatta okurken yazarın o yıllardan bugünleri öngörüsünü şâşırarak okuyabilirsiniz tarikatların ülkeyi ele geçirmesi