Puan vermedi·160 syf.··
2025 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 00:00
7 Eylül 1912’de Tanin gazetesinde tefrika edilen Yeni Turan romanı aslında ütopik bir romandır. Roman, II. Meşrutiyet’in ilanı sonrasındaki olayları incelemektedir. Kitap Yeni Osmanlılar ve Yeni Turan arasındaki rekabeti konu almaktadır. Bu rekabet esasen üç eksende karşılaştırılmaktadır; yönetim sistemi, kadına bakış ve aşk. Henüz ilk sayfalardan bunlardan ikisi, iki oluşumun karşı karşıya bulunuş sebebi olarak aktarılıyor. Yalnız aşk, Kaya üzerinden ilerleyen aşk, bu noktada örtük olarak veriliyor. Şimdi bunları inceleyeceğim. Yönetim sistemi olarak Yeni Turan, Türkçülük ilkesini daha rahatlıkla bir eksene oturtabileceği için ademimerkeziyet yani idarede serbestiyet taraftarı iken Yeni Osmanlılar merkeziyet taraftarıdır. Kadına bakışta, Yeni Turan Batılı ve ilerici bir tutum takınmaktadır. “…Yeni Turan’ı en çok göze çarptıran şey, belki de Türk kadını müessesâtıydı. Yeni Turan, kadınlarını da okutuyor, kadınlarını da yanı başında çalıştırıyordu.” (s. 18) Yeni Osmanlılar ise özellikle Yeni Turan’ın halk arasında kabul görmeye başlayan bu ideolojik duruşunu, İslamiyet temellerine dayandırarak propagandalar yürütmektedir. Evvela burada “Kaya” devreye girmektedir. Yeni Turan’a hayatından daha çok kıymet veren ve hayatının temeline Turancılık ilkesini koyan Kaya, eski adıyla Samiye, kadın haklarına verdiği kıymet, özellikle kadınların tahsiline verdiği önem ile öne çıkmaktadır. Kitabın asıl ütopyası bu noktada, Kaya üzerinden aktarılmaktadır. İdealist bir Türk kadını olan Kaya, Halide Edip’in her eserinde ele aldığı; kadının rey sahibi olması, toplumsal hayata aktif katılımı ve erkeklerle eşit tahsil görebilmesi gibi düşüncelerini temsil etmektedir. Bu noktada Kaya, kitapta Yeni Turan’ın “lideri” simgesi hâlindeki Oğuz’un da düşüncelerini şekillendiren kişi olarak, kadının “ikinciliğini” değil “öncülüğünü” vurgulamaktadır. “Türklüğe ait şeyleri, asil Türk kadınlarını bilmemeyi bile senin gibi gençler bir fırka meselesi yaparsa memlekete cidden yazık!” (s. 22) Türk kadını, bir siyasi - politik mesele değildir ve bu şekilde görülmesi eleştirilmektedir. Kaya’nın mavi gözlü oluşu ve bu mavi gözde görülen gelecek Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk’ü anımsatmaktadır. “…bu kadının iki mavi gözünde Türkiye’nin henüz bilinmeyen ruh ve dimağ kabiliyetlerinden bahseden bu iki ziyasından kuvvetli ne topu ne de tüfeği var!” (s. 32) Oğuz’un tevkif edilmesi, hükümetin öfkeli mitingleri susturmak isteyişi (bu bana günümüzün politikasından çağrışımlar yaptı) ve bu hislerle onun idamı talebi Hamdi Paşa’nın aşk beslediği Kaya’yı kandırarak ve Oğuz’un serbestliği üzerine anlaşma sağlayarak evliliğe iknasını beraberinde getirmiştir. Bundan sonraki 4 yılda Kaya, pek sevdiği Yeni Turan faaliyetlerinde bulunamayacak, Yeni Turan ile bir gördüğü Oğuz’dan uzakta bulunacaktır. Lâkin enseyi karartmamakta ve yaşamına daima çalışarak, daima yardım etmek hevesiyle devam etmektedir. Burada Halide Edip, Türk kadınının gücünü, şevkini ve kudretini Kaya’nın bu dik duruşunda aktarmaktadır. Kaya daima Türk olmaktan gurur duymaktadır, vatanından uzak kalmaktan memnuniyet duymamaktadır. “Mutlak bana sıhhat lazımsa Anadolu’da bir yere götürmeliydiniz. Sanki yeşillik, orman ve su bizim yurdumuzda yok mu!” (s. 88) Kaya ve Oğuz’un aşkı, hayallerin ve ferdî aşkın iç içe geçmiş biçimidir. Birbirlerine duydukları aşk, Yeni Turan hayalleri ile birleşmiştir. Bunun aksine Hamdi Bey, Kaya’ya duyduğu aşk uğruna hayallerini ve uğruna savaştığı Osmanlılık düşüncesini feda etmeyi göze almaktadır. Hayatını Yeni Turan’a adamış olan Kaya, Hamdi Bey’den daha dirayetli bir karakter ortaya koymaktadır. Yeni Turan’ın kadın tahsili önergesine Meclis-i Mebusan’da muhalefet eden Yeni Osmanlılar’ın lideri Hamdi Bey, Kaya’nın tepkisi ile karşılaşması sonrası bu kararından partinin iyiliğini düşünmeksizin geri dönmüş ve bu hâlde Kaya’nın takdirini kazanmıştır. Kaya’nın samimi sevgisine ilk kez muktedir olan Hamdi Bey’in mutluluğu pek uzun sürmemiş ve Oğuz vurulmuştur. Oğuz’un, hayatta az vakti kalmış iken Asım’dan Kaya hakkındaki gerçeği söylemesini talep etmesi fakat Asım’ın bu gerçeği anlatmayışı; Kaya’nın Hamdi Bey’in tüm çabalarına rağmen Oğuz’un vurulduğunu öğrenmesi ve evi terki ile yetişkin Asım olayların anlatımını sonlandırmaktadır. Halide Edip her romanında olduğu gibi “Türk feminizmi”ni bu kitabında da aktarmaya çalışmıştır. Halide Edip’in Turancılık etkisinde yazdığı tek romanı olan Yeni Turan’da açıkça Ziya Gökalp’in tesiri görülmektedir. Kitabı Can Yayınları’ndan okuduğum için mutluyum. Direkt olarak eserden aktarılması kıymetli olmakla beraber orijinal dilin çok büyük oranda korunması ve sonuna sözlük de eklenmesi okumayı keyifli kılıyor.
Yeni TuranHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2016848 okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.