Puan vermedi·459 syf.··Beğendi
· Uzun soluklu, yorucu bir kitaptı. Bazı ayrıntılar (Thomas, Doğu Timor, kurşun zehirlenmesi olayı, ablasının öldürülmesindeki orman detayı) niye verilmişti çözemedim. Yani eğer kurguyu güçlendirmek içinse gereksiz zihin yoruyor. Yok okuyucunun kafasını karıştırmak içinse, özellikle bu Doğu Timor olayının asıl olayla bir bağlantısının ortaya çıkmasını bekledim. Tasvirler yorucuydu, kitabın yarısından çoğu bize bilgi vermekle, ortamın betimlemesiyle vs doluydu. Tabi ki bunlar gerekli ama sanki yazar bu kadar yoğun bilgiyi nasıl yaysa ve okuyucuya hepsini nasıl aktarsa karar verememiş gibi hissettim. Kitabın sonlarına doğru Joachim'in bulunuşu öncesinde ipuçları verdiği için bir şok etkisi de yaşamadım. Ama o gizem hoşuma gitti yine de. Yazarın Sisle Gelen Yolcu kitabını okumuştum ilk. O kitap beni çok sürüklemişti, kitabın içinde gibi hissetmiştim ve elimden bırakamamıştım. Bu kitapta da aynı etkiler vardı ama diğerine kıyasla çok daha azdı. Yine de yazarın diline, ana karakteri bize sevdirişine, kurgunun basit bir savcılık ofisinde başlayıp taa nerelere kadar akıp gitmesine hayran kalmamak elde değil tabi ki. Ama tüm bunlara rağmen bu kitabı tekrar okumayı düşünmem.