Gönderi

Çıkmaz Sokak
İnsan ne zaman düşer sevda çıkmazına? Daha dün yolda özgürce yürürken, ne ara etrafını dört duvar sarar da kendi kalbinin esiri olur? Her konuştuğunda duvara çarpan sesi onun adını haykırarak geri dönmeye, istemeden de olsa onu düşünmekten alıkoyamamaya ne zaman başlar? Ne zaman düşer kor gibi bir alev yüreğine de anlayamaz? Uyursa geçer gibi gelir ama uyuyunca da bırakmaz peşini. Rüyaları süsler, dünyayla arasına ördüğü o duvarlardan çiçekler açar. Acı çekip döktüğü gözyaşlarıyla sular büyütür o çiçekleri. Duvarın ardında, varlığından bile haberi olmayan o insana bir gün verebilmek umuduyla gözü gibi bakar çiçeklere. Çabaları sonuç alır ve duvarda bir delik açar. Dışarıdan bakanlar duvarı içeriden delenin kim olduğunu merak eder, bakınıp dururlar ama onlarca kişinin arasından bir çift göz dikkatini çeker. Bir saliselik bakışta bile tüm gün onu düşünüp durur. Ve o his büyür, kendinden taşıp duvarlara sığmaz olur. İçerisi gitgide daralır. Nefes alamaz artık; sevmek bile ağır gelir. Eğer o duvarı dışarıdan birisi kırmazsa, o sevdanın içinde boğulup gider. Kimse fark etmez, kimse bilmez... Sevda bazen bir hapishanedir; gardiyan yoktur ama kaçışı da yoktur...
Aşk
·1 alıntı·
50 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.