suko

suko
@soulnovela
2 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı

suko

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2026 1. kitabı
Alpay Asar
5.2/10 · 21 okunma
Tablo
Bu tabloya bir süre bakın ve size ne hissettirdiğini yorumlara yazınn
Psikoloji
.
1000Kitap

suko

@soulnovela
·
Çıkmaz Sokak
İnsan ne zaman düşer sevda çıkmazına? Daha dün yolda özgürce yürürken, ne ara etrafını dört duvar sarar da kendi kalbinin esiri olur? Her konuştuğunda duvara çarpan sesi onun adını haykırarak geri dönmeye, istemeden de olsa onu düşünmekten alıkoyamamaya ne zaman başlar? Ne zaman düşer kor gibi bir alev yüreğine de anlayamaz? Uyursa geçer gibi gelir ama uyuyunca da bırakmaz peşini. Rüyaları süsler, dünyayla arasına ördüğü o duvarlardan çiçekler açar. Acı çekip döktüğü gözyaşlarıyla sular büyütür o çiçekleri. Duvarın ardında, varlığından bile haberi olmayan o insana bir gün verebilmek umuduyla gözü gibi bakar çiçeklere. Çabaları sonuç alır ve duvarda bir delik açar. Dışarıdan bakanlar duvarı içeriden delenin kim olduğunu merak eder, bakınıp dururlar ama onlarca kişinin arasından bir çift göz dikkatini çeker. Bir saliselik bakışta bile tüm gün onu düşünüp durur. Ve o his büyür, kendinden taşıp duvarlara sığmaz olur. İçerisi gitgide daralır. Nefes alamaz artık; sevmek bile ağır gelir. Eğer o duvarı dışarıdan birisi kırmazsa, o sevdanın içinde boğulup gider. Kimse fark etmez, kimse bilmez... Sevda bazen bir hapishanedir; gardiyan yoktur ama kaçışı da yoktur...
Aşk
Lütfen okuyun
keşfedilmemiş bir yazarı erkenden keşfetmek istersiniz sayfama göz atabilirsiniz
Alıntı

suko

@soulnovela
·
Kitabımdan bir alıntı...
Kırgınlık, ne öfke kadar gürültülüdür ne de hüzün kadar gözle görülür. Kırgınlık, içe doğru çöken bir sessizliktir. Bir zamanlar yürekten taşan güvenin, duvarlara çarpa çarpa yankı bulamadığı bir boşluktur. Kırgınlık, sevdiğin birinin adını kalbin hâlâ fısıldarken, dudaklarının susmasıdır. Gözlerinin onunla karşılaşma ihtimaline karşı istemsizce etrafa bakması ama kalbinin o an gelirse ne yapacağını bilememesidir. Sabahları uyanınca içini yakan o ilk düşüncenin, bir zamanlar en güzel yerleri dolduran kişiye artık yabancı hissettirmesidir. Kırgınlık; seni en iyi tanıyanın en derin yerinden tanımamazlıktan gelmesi, bir mesajı yazıp yazıp silmenin tekrarında boğazına düğümlenen kelimedir. Yüzünü görsen susmak, duysan duymamış gibi yapmaktır. Ama bir sokak lambasının soluk ışığında, bir şarkının ortasında, bir kalabalığın kıyısında yokluğunu hâlâ elinle yoklamaktır. Kendini düşünmekten alıkoymak istemek ama özlemekten vazgeçememektir; aynı zamanda da hatırlamaktan bıkmaktır. Ve en acısı kırgınlık, bağırmak isterken sesinin bir fısıltıdan farksız bir şekilde içine içine yankılanmasıdır.
Alıntı