Kendimi Tanıtmak Gibi Olmasın Ama ☯️
Ben bir sosyalistim. İnancım, düşünsel yönelimim sadece bir politik duruş değil, bir yaşam biçimi. Hayatın en çetin koşullarıyla yüzleşmiş biriyim; yıllarımı cezaevinde geçirdim. O dört duvar arasında bedenim mahkûm olsa da zihnim hep özgürdü. Zamanla orada kendimi inşa etmeye, anlamaya ve olgunlaşmaya başladım. Bir parça eksildim, bir parça büyüdüm. Ama içimdeki merhamet duygusu, o zor yıllarda bile hiç solmadı.
Her insan gibi ben de sosyalleşmek isterim. Zayıf yanlarım var, inkâr etmem. Sevdiğimde tam severim; içten, derin, bütün. Ama sildiğimde de kökünden silerim. Değer verdiğim insanları yüceltirim ama bazen —istemeden— kırabilirim. İşte bu yüzden zaman zaman pişmanlık duyarım. Geçmişe dönerim ama orada kamp kurmam; hatırlamak için değil, hatalardan öğrenmek için bakarım geriye.
Zamanında birini sevdim. Hem de derinden. Sevmek, bir insanı olduğu gibi kabul etmektir; ama onu özgür de bırakmaktır. Ben bağlandım… ve evet, yara aldım. Kalbimde hâlâ bir miktar eksik bir şey var. Belki kırdım, belki yıprattık birbirimizi — ama asla pişman değilim. Onu sevmek, hayata dokunan en insanca duyguydu. İçimde hâlâ o hisse karşı büyük bir iyimserlik taşıyorum. Ve umut ediyorum ki bir gün yeniden o kadar derin ve temiz sevebilirim. Çünkü aşk, kendinden taşan bir iyilik hâlidir; kaybetmekle tükenmeyen bir hatıradır.
Yeni insanlar tanımayı severim. Çünkü her yeni insan, yeni bir dünya demektir. Herkesin anlatacak bir şeyi, öğretecek bir tarafı olduğuna inanırım. Bu yüzden burada, bu platformda olmam da tesadüf değil. Sosyalleşmek, konuşmak, anlamak ve anlaşılmak… İnsanların burada iletişim kurmaya çalışmasını doğal bulurum. Farklı okumamak gerekir.
Soru sormayı çok severim. Özellikle bir konu üzerine derinleşmeyi, kazımayı, köküne inmeyi… Tarih ve felsefe, zihnimi canlı tutan iki ana damar. Düşünceyi konuşmak isterim, fikirle dostluk kurmak. Belki bu yüzden, yüzeysel ya da kibirli, burnu havada insanlar bana her zaman itici gelir. Ego ve kompleks, düşüncenin düşmanıdır bence.
Hayat kolay olmadı. Gerçekten çok zorlandım. Ama hiç pes etmedim. Ayağa kalktım, devam ettim. Bazen mental olarak yorgun düştüm ama toparlanmayı bildim. Uzun zamandır şartlardan dolayı düzenli okuyamıyordum ama yeniden kitapların sesine dönüyorum. Burada yapacağım paylaşımlar da bu yolculuğumun birer izi olacak.
Yazıyorum. Amatörce belki, ama içtenlikle. Yazmak, içimdeki yükleri hafifletmenin bir yolu. Sözcükler bazen bir yastık, bazen bir isyan, bazen bir dua…
Ve nihayetinde şunu iyi biliyorum: Kiminle tanışırsam tanışayım, öncelikle saygılı olmak gerekir. Saygı, her ilişkinin temeli. Saygı yoksa sınırda yoktur . Ve bu sınır kalktı mı sevgi de heba olur acı tecrübe. Bu yüzden bu bilinçle yaklaşmaya gayret edeceğim insanlara. Kimseyi tanımak zorunda değilsiniz; tanımamanız da sizi eksiltmez. Ama ben, tanıdığınızda sizi motive edebileceksize iyi gelecek biriyim bunu biliyorum.
Acılarımın da, gücümün de farkındayım. Hayata pozitif bakmaya çalışıyorum; ama pembe gözlüklerle değil, yaşanmışlıkların süzgecinden geçmiş bir bilinçle.