JACK LONDON, okumadan hayatınız, çölde kana kana su içememiş bir insan gibidir...
Yazarın birçok kitabını okudum hepsi birbirinden harikaydı... Okuyun okutturun. Felsefe, bilim,astronomi, din ve tarih... Ne ararsan kitapta var hemde inanılmaz bir hayal gücüyle harmanlanmış... Kitap evrimin en güzel anafor betimlemesini içeren hikayelerle dolu...
Jack London – Yıldız Gezgini Üzerine Eleştirel Değerlendirme
Ortak Bilinç ve Bilinçdışının Dışavurumu
Yazarın anlatımındaki çok yönlülük, tarih, felsefe, din gibi alanların iç içe geçmişliği; onun yalnızca güçlü bir hayal gücüne değil, aynı zamanda çok geniş bir okuma birikimine sahip olduğunu düşündürüyor. Ortak bilinçaltı ya da bilinçdışının dışavurumu imkânsız değil; bu düzeyde bir metin oluşturmak için yazarın yoğun şekilde okumuş ve düşünmüş olması gerekir.
Kronolojik Bozukluk ve Plansız Anlatım
Kitapta bazı bölümlerin kopuk kopuk ilerlediği, olayların kronolojik sıraya uymadığı ve bir olayın hem başta hem sonda tekrar yer aldığı görülmektedir. Bu durum, yazarın metni plansız bir şekilde kaleme aldığını düşündürmektedir. Ancak trans (zihin yolculuğu) olgusunun işlenişi, başta Opnamimer’in öleceğinin söylenmesi gibi detaylar bu anlatım biçimini destekleyen unsurlar olarak değerlendirilebilir.
Ana Tema Olarak Evrim ve Materyalizm
Kitabın temelinde evrim kavramı çok katmanlı bir şekilde kurgulanmıştır. Bu, Charles Darwin, Herbert Spencer ve Hegel gibi düşünürlerden etkilenildiğini düşündürmektedir. Evrim yalnızca biyolojik değil; ahlâkî ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınmıştır. İnsanlık, teknik olarak evrilse de ahlâken hâlâ geri bir seviyededir.
Ruhun Ölümsüzlüğü ve Mistik Vurgu
Kitapta ruhun ölümsüzlüğü sıkça vurgulanmakta, bu da yazarın ruhani/mistik eğilimler taşıdığı izlenimini uyandırmaktadır. Ancak aynı zamanda bilimsel gerçeklere bağlı bir bakış açısı da hâkimdir; bu ikilik dikkat çekicidir.
Yazarın Entelektüel Düzeyi ve Eserler Arası Farklılıklar
Yazar hem bilgili, hem kültürlü, hem de insanları iyi tanıyan biridir. Evrim, ahlâk, tarih gibi konularda derin bilgiye sahiptir. London’ın entelektüel yönü, yazdığı diğer eserlerle birlikte değerlendirildiğinde daha iyi anlaşılır. Martin Eden kitabı Yıldız Gezgininden sonra yazıldıysa materyalist yönünün daha belirgin olduğu söylenebilir; önce yazıldıysa bu yön henüz gelişmemiş olabilir. Deniz Kurdu da benzer temaları işler; ancak orada yazarın düşüncelerinde bir dönüşüm gözlemlenir.
Roma Bölümünde Yazgıcılık ve Kabul
Kitaptaki Roma bölümü yazgıcılık düşüncesini ortaya koyar. “Tanrı’nın yazgısı yaşanacak” fikriyle insanın yaşadıklarını kabul etmesi gerektiği aktarılır. Diğer bölümler de önemli olsa da burada bir kabul ediş teması öne çıkar.
Ortak Bilinç Mümkün mü?
Ortak bilinç ya da bilinçdışına dair bilgiler biyolojik olarak henüz açıklanabilir değildir; ancak mucizeler de ihtimal dışı değildir. Bu olgu zamanla açıklığa kavuşabilir.
Ruhun Özgürlüğü ve İrade Gücü
Kitap umut verici bir nitelik taşır. Ne kadar ilkel bir toplumda yaşansa da, bireyin ruhunun özgürlüğü ve iradesi her şeyin önündedir. Yazar, bireyin ruhsal direncine dikkat çeker.
Ahlâkî Gelişim ve Eğitimin Rolü
Eğitim olmadan insanın ahlâken ilerleyemeyeceği, yıllar geçse de kötülüğün hâlâ hüküm sürdüğü belirtilir. 21. yüzyıl insanının hâlâ kötülükte sınır tanımaması, eğitimin ve değerler öğretiminin ne kadar önemli olduğunu gösterir.