Kitabımız biraz da "Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi" kitabının devamı niteliğinde olduğu için öncelikli olarak onu okumanızı tavsiye ederim. Ben maalesef bunu farkında olmayarak yapmadım ama okumayı da oldukça isterim.
Kitaba gelecek olursak eski bir aşkın çocukları, Nihat ve Nedretin hikayesi. Tam bir yeşilcam filmi havasında kitabımız. Bir yandan çok güzel, batı özentisi, şuh tavırlarıyla Mualla, diger taraftan ise gizli ve ince bir güzelliğe sahip, teselli verici Nedret ve bu iki kadın arasında kalmış, Nihat.
Eski aşkının gözlerini Nedret de gören Nihatın babası, kendi yaşatamadığı aşkını oğlu yaşasın ister ama hem Muallaya duyduğu ask hem de Nedretin annesine duyduğu kin ile kesin bir şekilde reddeder babasını,Nihat. Gizliden gizliye Nihata ilgi duyan Nedret bu konuşmalara tanık olur ve aşkını kalbine gömer. Sonrasında ise Nedretin yolculuğunu, Muallanin değişimini ve elbette Nihat'ın pismanliklarla dolu ıstırabını okuyoruz. Ben kitabın sonlarına doğru Nedret'in tavırlarını çok sevdim. Olmasını istedigim gibi davrandı, hep. Uysal kadınların nasıl isteyince bir zalime dönüşebileceklerini gördüm, yeniden.
Hosuma giden bir kitap oldu genel olarak. Yeni yeni okuduğum Türk edebiyatında devamını getirmek istedigim bir hikayeydi.