·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Temmuz 2025 12:58 Refet, yazarla tanışma kitabım olmasına rağmen yazarı hemen sevdim. "Sunuş" ve "Ön Söz Makamında İki Söz" kısımlarını okumam da etkili olmuştur muhtemelen. Kitaba başlamadan bu kısımları okumanızı tavsiye ederim. Halide Edip Adıvar'dan okumamama rağmen onunla beraber Fatma Aliye'ye yapılan vefasızlık beni de üzdü. Çünkü Fatma Aliye bu coğrafyanın hak ve özgürlükleri konusunda düşünen, çözümler üreten ilk kadın yazarı ve Osmanlı kadın hareketinin öncü ismi olmuş. Ayrıca Refet de Türk edebiyatında yer alan ilk kadın öğretmen başkarakter olmuş. Hatta konusu açısından Reşat Nuri Güntekin'in "Çalıkuşu" romanına ilham olduğu da düşünceler arasındadır. Bunlara rağmen ilklere sahip olan yazarın kıymeti pek bilinememiş. Vefat ettiğinde de ölüm haberi basında "Unutularak Ölen Bir Edip" başlığı ile verilmiş. Ne kadar da üzücü...
Kitabın içeriğine gelecek olursak ise tasvirleriyle içimi parçaladı diyebilirim. Çok dokunaklıydı gerçekten. Tasvirlerin dışında o dönemin konuşma üslubu da dikkatimi çekti. Günlük konuşmaları bile ne kadar güzel ve kibarmış. Bu nahiflik Refet'in okuldan arkadaşı olan Şule'nin dayısından gelen mektupta da vardı. Yine bunun yanında o dönemki yardımlaşma, komşuluk ve arkadaşlık da çok güzel işlenmişti. Elbette yardım etmeyen, kötü karakterli akrabalar da vardı ama bu da eserin gerçekçiliğini göstermişti. Bu yardımlaşma konusunu Şahap'ın (Refet'in okuldan kız arkadaşı) ablası Cazibe hanım utandırmadan, münasip şekilde nasıl yardım edileceğini de göstermiş.
Kitap ortalarından sonra kendini daha da açıyor. Bu bahsedilen konuların dışında diplomanın önemine de vurgu yapılması o dönem için de çok önemliydi. Yine ayaklarının üzerinde durmanın, vatanına hizmet etmenin altı kalın kalın çizilmiş.
Genel olarak kitap çok güzeldi. Seneler önce erkeklerin çoğunlukta olduğu bir edebiyat dünyasında başarı göstermek takdir edilesi bir durumdur. Yaşarken unutulmuş olsa da en azından şimdi yazarını rahmetle anmış olalım.