Puan vermedi·123 syf.··
2025 33. kitabı
Önsözde geçtiği gibi 'nesnelerin şairi' isabetli bir betimleme olmuş Ashbery için. Nesnelerin dünyası, biraz felsefe ve bunların gölgesinde özgürlük istenci ile donatılmış özne hakkında şiirlerdi. İyi şiir, iyi hissettiren şiir mi bilmiyorum. Ama teselli eden bir yanı vardı bence. Tam da bir arkadaşım bir yerde paylaşılan 'kötü şiir'inden duyduğu utançtan bahsederken ve bizi neredeyse bu negatif algıya ikna edecekken öyle bir şey olmadığını düşündüğüm an gibi. Karanlık ya da aydınlık arasında, doğrudanlık ya da dolaylılık arasında, doğa ile iç dünya arasında ve nesneler ile özne arasında ya da kötü ile iyi arasında bir seçim yapmanın şiire bir etkisi olmadığı ve şiirin bunların tamamı olduğu hissiyle başbaşa kaldım. Yine de iki yoldan biri arasında derin bir içgörüden ya da dipsiz bir içsel kuyudan ziyade ötekini gören, nesneyi duyumsayan bu şiirin kendi zenginliğine sahip olduğunu düşündüm. Lise mezuniyetinden bahsederken süveterim ve bir iki şey hâla duruyor, o kadar zaman geçmiş olamaz diyerek zaman ile kurduğu bağı dahi nesneler üzerinden nasıl taze ve sade şekilde inşa ettiğini hissettim mesela. Böyle bir zaman algısına sahip olmanın olumlu yanlarını düşündüm. Okurken ister istemez Walt Whitman çağrışımı yaptı. İkisinin bende yarattığı his biraz tezat. Zihnimde kavga ettiklerini hayal ettim. Ashbery kibar ve tane tane konuşurken, Whitman'ın ''Ben kötülüğün şiirini de yazıyorum, o tarafı da kutluyorum'' diyişi. Okuma kütüğünden (reading slumpı türkçeleştirme kararı aldım) çıkmama vesile olduğunu düşünüyorum biraz şiirin. Bunun üzerine bir İsmet Özel iyi giderdi diyerek noktalıyorum.
Dışbükey Bir Aynada OtoportreJohn Ashbery · Ketebe Yayınları · 202119 okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.