Sevgili Günlük,
Sevdiğimiz biri öldüğünde bir parça biz de ölürüz ama toprağa onu gömerler. Amber kokularının sarmaladığı yeşil gözleriyle bir içim su Nevra, adaleti ararken darbenin ezici yüküyle ruhu içine kaçan Aydın, ölü bir çocuğun matemi omuzlarına yüklenen Güliş. Üçünü aynı çatı altında buluşturan hayat bir arada huzurla yaşamalarına engeldir. Geçmişin karabasanları evin üzerine çöreklenmiş ve kıpır kıpır ruhuyla eşyanın dilini çözmeye çalışan Güliş’in hayal dünyasında yerini almıştır. Yaşamayı unutmak, mazinin acılarına saplanmak kimseye iyi gelmez ama ne Nevra ne Aydın kabuslarından kurtulup hayatı yaşamayı beceremeyen bir çift kumrudur.
Hayat tam da böyle ne sonsuz neşe ne de gam bâki. Çocuklukta omzumuza konan yükler de ileri yaşların travmaları olarak miras kalıyor. Maziyi unutup anı yaşamak dünyayı çekilir kılan nadide şey aslında. Bir çocuğun gözünden 80’ler, 90’lar çarpıcı ve estetik bir kalemle sunulmuş.
Canım @es.ra.kahya sen hep yaz, bir hep okuyalım. Var ol, kalemine sağlık
🩵 Ona acıdığım için sevmediğim bir şeyi seviyormuş gibi yapabileceğimin önünü açarak beni kalbin iki yüzlülüğüne sevk ederdi ama ben hiç oralı olmazdım. Sevmek biri isteyince yapılacak kadar kolay mıymış?
🩵 Şimdi burada durup anılara çomak sokmak ne kolay oysa yaşarken hiç öyle değildi.
🩵 Sevmeye neden aramaya uğraşmak başlı başına saçmalık. İnsan sever. sever çünkü gönlü bilir, bize ne kime ne!
🩵 Birilerini yalan söylemeye itecek sorular sormak fuzuli.
#gkyzktpasu #iyikikitaplarvar #okudumbitti #tepsidekimelek @es.ra.kahya