Açıkcası erkek bir yazarın kadın içdünyasını gözler önüne serecek kadar detaylandırabilmesi, tutkuyu, özlemi, ihtiras ve nezaketi kadın hissiyatına uygun birşekilde ifade edebilmesi şaşılası bir ustalık. Ama bu eseri bir kadın yazar yazmış olsaydı acaba bundan daha farklı derinlikler katabilir miydi diye düşünmedim de değil tabi. Kadın okurların yazarı onaylarcasına beğenisinin çokluğu, yazarın psikoloji konusunda iyi analizler yapabildiğini, bir erkek bakış açısıyla da olsa bunu ilk elden hissediyormuşcasına aktarabildiğini gösteriyor rahatça.
Kitabın tamamına hakim olan ve neredeyse ana karaktere lanet ettirecek kadar bizleri kendine çekebilen kadın karakter sayesinde aşk denen büyünün bir karşılık bulmadan da büyük özverilerle yaşatılabilineceğine şahit oluyoruz. Hayatta bu konuda yeteri kadar şanslı olamayanlara sunduğu bu farklı bakış açısı için bile okunması gereken, değerli bir S.Zweig eseri.