Gönderi

8/10
·188 syf.··
2025 17. kitabı
Bu kitap birkaç yıldır -hiç abartmıyorum- listemdeydi, bir türlü elim gitmemiş ve aşk kitabı diye kafamda kalmıştı, kitaplığımda yeni gözüme çarptı ve hızlıca bitirdim. Gördüm ki bu bir aşk romanından çok daha fazlasıymış. Genç karakterin ailesiyle yaşadıkları, nazi-yahudi krizleri gibi birçok şeyi anlatıyor aslında onun gözünden. Akıcılığı, edebi doyuruculuğu, duygusal ve psikolojik tahlilleri çok iyiydi. Sanki Gurur ve Önyargı evrenindeymişim gibi hissettim, diğer yandan da Martin Eden havası aldım, bu yüzden çok daha fazla sevdim sanırım. Kısaca bahsedecek olursam, "Hanna ve oğlancık." Sonrasında oğlancık büyüyor, yollar ayrılıyor. Bir gün yeniden karşılaşıyorlar, fakat bu sefer, Hanna küçücük bir yere sıkışıp kalmak durumunda kalıyor. Okurken Hanna'nın neler hissettiğini ve düşündüğünü o kadar merak ettim ki, keşke onun penceresinden de olanları görebilseydik, kitabın bir diğer bölümünün olmasını ve bu detayları da görebilmeyi çok isterdim. Romanın sonunda yaşanan duygusal anlar ve karakterlerin içsel çatışmaları beni derinden etkiledi, bu yüzden Schlink'in dokunaklı anlatımını çok sevdim. Kitabı bitirince içimde bir şeyler kırıldı sanki, biraz durup sindirmeye çalıştım. Gurur meselesi, yanlış kararlar, tamamlanamayan bir aşk... (gerçi aşk mı onu da çok net ifade etmiyor yazar) Biraz soru işaretleri kalıyor kafanızda. Saatlerce konuşabilirim bu kitap hakkında sanırım, şimdilik bu kadar yeter diyor ve mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Aynı zamanda filmi de var, okuduktan sonra onu da izleyin derim.
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,585 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.