Kitabı bitirdiğimde içimde garip bir tatmin vardı ama bir yandan da karakterlere üzülmeden edemedim. En çok da Dilşubah’a… Ne olursa olsun sadık kalması, uğradığı ihaneti bile sindirmesi… Bende en çok o iz bıraktı.
Kitap bol bol betimleme içeriyor ama bu beni hiç yormadı. Hatta yer yer Reşat Nuri Güntekin tadı aldım diyebilirim. Sadece bazı olaylar çok hızlı gelişti, duygu geçişleri çok ani oldu. Sanki biraz daha uzun olsaydı, hikâyeye daha çok bağlanabilirdim.
Ama buna rağmen oldukça akıcıydı ve pişmanlık duygusunu derinden hissettirdi.
İntibah, duygusu olan, kısa ama etkileyici bir klasik arayanlara kesinlikle önerilir.