Tiamat, Türk edebiyatının en önemli çağdaş yazarlarından İhsan Oktay Anar’ın 2021 yılında kaleme aldığı fantastik-korku türündeki romanı. Diğer çoğu eseri gibi Osmanlı zamanında geçen roman, Osmanlı’da geçen bir zombi hikayesi diye de adlandırılabilir veyahut canavar hikayesi. Ayrıca tek mekanda yani denizaltında geçen ve dışarıda savaşın olduğu 1915 yılında içten ve dıştan kuşatılmış 15 kişilik bir denizaltı mürettebat ekibinin yaşadıklarını anlatıyor. Oldukça ilgi çekici, merak uyandırıcı ve akılda kalıcı bir eser.
Tiamat, farklı bir kitap ismi, insanda anlamına dair bir arayış merakı uyandırıyor. Kitapta geçen haliye T1AMAT, denizaltı gemisinin Mors’taki telsiz kodu. Ayrıca Tiamat, mitolojik bir karakter; Babil’in meşhur Enuma Eliş destanında adı geçen, denizde yaşayan ve kaosun sembolü olan Tanrıça.
Denizaltındaki askerlerin bir ingiliz gemisine çıkmaları ve orada buldukları cesetler ile macera başlıyor. Gemideki sandığı da (Tevratta adı geçen ahit sandığı Sözleşme Sandığı’na bir gönderme) kendi denizaltılarına götürerek kötülüğü içlerine alıyorlar. Devamında kitap hem diyologlar (kitabın genel zor dilinin dışında sokak jargonu ile yazılarak denge korunmuş) ile okuma zevkini arttırıyor hem de fantastik ve korkunç olaylar ile okuru kitabın başında tutmayı başarıyor.
Kitap inanılmaz klostrofobik hissettiriyor, tek mekanda geçmesinin dışında kapana kısılmışlık kaçamamak ve diğer korku ögeleri ile okurken okuru da boğuyor. Bu da yazarın işini iyi yaptığını gösterir. Şahane bir kitap değil, Anar’ın en iyi kitabı değil ama keyifle okunacak ve etrafınıza anlatacağınız iyi bir kitap. Öneririm.
Kitapta ayrıca denizcilik terimleri zorluyor, kelimelerin anlamlarına ilişkin açıklamalar yer alsaydı daha rahat okunurdu.
Not: Kitabı mitolojik temellendirmek adına Babil’in yaradılış efsanesinin bilinmesi gerek, araştırmanızı öneririm.
Not: Ali Yaycıoğlu bu kitaba özel olarak çizdiği kapaktaki tahtelbahir (denizaltı) görseline bayıldım. Kitabı okumadan önce anlamlandıramadığım detayları okuduktan sonra bakınca hoşuma gitti.