Gönderi

7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 00:00
İlk okuduğum Carl Sagan kitabıydı. Hem felsefik hem de bilimsel bir kitap. Tanrı sorgulaması ve onunla beraber bilime yöneltilen soruları tartışılıyor. Açıkçası Carl Sagan'ın kendisi bir bilim insanı olduğu için kitabın içinde daha çok bilimsel bilgi bekliyordum. Felsefe ve sorgulama ağırlıklı olmuş. Bundan şikayetçi değilim aksine gerçekten hoşuma giden kısımlar oldu. Özellikle günümüzde bizlere empoze edilmeye çalışılan bazı kalıp düşüncelere olan cevaplar cidden ufuk açıcıydı. Aslında insanların ne kadar kendilerine dönük yaşadıklarını ve kendimize dünyanın dışından bakarsak aslında ne kadar farklı olabileceğini gösteriyor. Bizler kendimize o kadar takığız ve etrafımızdaki her şeye o kadar normal bakıyoruz ki aslında nasıl şanslı olduğumuzun farkında değiliz. Yaşam Dünya'da bol diye evrende de bolmuş gibi geliyor fakat öyle bir durum yok. Çok özeliz falan da demek istemiyorum çünkü evrenin özel bir kısmında da bulunmuyoruz. Hatta bir hata gibiyiz. Nadir gerçekleşen bir mutasyon gibi. Evrim dediğimiz şeyi tek başına düşününce şans faktörü çok mantıksız kalıyor ve bizi bir dış, tanrısal bir güce yönlendiriyor. Fakat daha geniş bir perspektiften bakacak olursak evren 14.5 milyar yaşında ve bizim dünyamız daha 5 milyar yaşında bile değil. Yalnızca Samanyolu galaksisinde 250 milyar yıldız ve 200 milyar gezegen var. Sadece bizim galaksimizde! Evrende ise yüz milyarlarca ile iki trilyon arası galaksi olduğu düşünülüyor. Ki şunu da biliyoruz bizler evreni tam göremiyoruz. Bu sayıları çarpıp oranlayınca aslında o küçük ihtimal göze hiç de imkansız gelmiyor. O küçük hata, mutasyon ya da bize hayatı veren her neyse düşük bir olasılık olarak kalmıyor. Hatta evrende daha bir sürüsü varmış gibi geliyor. Kitaptan sevdiğim bir alıntıyla bitireceğim. "Yok olmak ana kuraldır, yaşamak ise istisna."
Tanrı'nın Kapısını Çalan BilimCarl Sagan · Altın Kitaplar · 20071,133 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.