Hayatımda Tanrılarım varsa eğer onlar çocukluğumdan öğrendiğim anlaşmalardan ileri geliyordu. Bu anlaşmalar sembollerimi yaratmıştı. Gözlerim ve algım sadece onları dinlemekten geçiyorsa eğer onlara şüpheyle bakmam gerekiyordu. Hatta onlara karşı nefret de beslemem gerekmiyordu. Yalnızca onları dinleyip şüphe etmem gerekiyor ki onlara soru sorabileyim. Soru sorduğum her an onlar bana hükmedemeyecekti. İşte bu kitap bunlara karşı bir öğreti sunuyor.