·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ağustos 2025 22:49 Yakup Kadri'nin ilk romanı olan Kiralık Konak, bazı kusurları olsa da başarılı bulduğum bir roman oldu. Yakup Kadri'yi okumaya Yaban ile başlamıştım. Yaban teknik olarak daha başarılıydı. Arada 11 yıl olduğunu düşünürsek Yakup Kadri'nin her romanında üstüne kata kata ilerlediği varsayımında bulunmak yanlış olmaz diye düşünüyorum. Kiralık Konak (1921), Yaban (1932). Yakup Kadri külliyatını okuyarak da bunu tahkik etmek isterim. Kiralık Konak'a dönecek olursak konusu itibariyle Tanzimat romanlarına benzeyen bir yanlış batılılaşma romanı. Olaylar daha çok mekan ve insan üzerine kurgulanmış.Kitabın özetini yapmaktan kaçınmak suretiyle birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. (Spoiler) Kitabın sonuna doğru kiraya verilen konak taşıdığı anlam itibariyle eski yaşam tarzını simgelemektedir. Naim Efendi bu yüzden bu konağı hiçbir şekilde bırakmak istemez çünkü her şey alafrangalaşırken sığınabileceği tek yer bu konaktır. Seniha ise romanda yanlış batılılaşmış kişiyi temsil eder. Konaktan ayrılmak için her yolu dener. Hakkı Celis ise alaturka ve alafranga hayatın içinde sıkışmış biri olarak karşımıza çıkar. Bana göre roman bu 3 karakterin etrafında döner. Naim Efendi aşırı alaturkacı hiçbir yeniliğe sıcak bakmaz, her şeyin eski usullere göre yapılmasını ister. Vatan ve millet hiç umurunda değildir. Seniha ise batılılar gibi olmak ister o yüzden bu konakta yaşayamaz, yurt dışına kaçar. Seniha gibi ,hatta Seniha'dan da fazla, yanlış batılılaşan babası Servet Bey bu eskiyi temsil eden konakta yaşamak istemez ve ailesini modern bir apartman dairesine taşır. Seniha da vatan ve millet konularına karşı duyarsızdır, tek yaptığı şey sürekli parti verip süslü ve cilveli olmaktır. Aşırı alaturka hayatı yaşayan Naim Efendi ve yanlış batılılaşmayı temsil eden Seniha'nın yanında Yakup Kadri, üçüncü bir seçenek sunar. Hakkı Celis hem alaturka hayatından kopmamış hem de modern yenilikleri takip eden biri olarak romanda yerini alır. Yakup Kadri, Hakkı Celis üzerinden tek gerçek şeyin vatan ve milletine bağlı bir birey olmanın önemini vurgularken Hakkı Celis'in şehit olma haberinin geçtiği bölümle romanı bitirir. Tam belirtilmese de Naim Efendi o çok sevdiği konağının içinde ölür, Seniha ise hâlâ hiçbir zaman ulaşamayacağı hayalleri için çırpınmaya devam eder. Romanın diğer karakterleri de aynı şekilde bazı değerleri temsil ederler ancak onlara burada değinemeyeceğim. Sonuç olarak romanda alaturka-alafranga çatışması, karakter psikolojileri ve mekan üzerinden başarılı bir şekilde işlenmiştir. Bir sonraki Yakup Kadri kitabım Sodom ve Gomore'yi okumak için sabırsızlanıyorum ancak kısa bir araya ihtiyacım var. Başka yazılarda görüşmek üzere...