Biz bu adamı ne ile yargıladık?
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 20:26
Kitap bana kalırsa toplumun insanı nasıl köşeye sıkıştırdığını, nasıl küçücük ve tanımlanmış bir özgürlük alanında kalıplara uygun yaşaması gerektiğini, eğer yaşamazsa neler olabileceği bizi jüri koltuğuna oturtturarak anlatıyor. Kitabın ilk bölümünde adamı yargılamamızı istiyor. Hatta onun gözünden anlatırken bile, çünkü zaten toplumun fertleri diğerlerini hep sanki o adamın içinden geçenleri biliyormuşçasına yargılar. Yargıcın “bu adamın ruhu yok, saf kötülük bu adam” demesi gibi. Kabul edelim ki ilk yarıda biz de jüriden biriydik. Bu ne menem adam, tedavi olmalı dedik. Kitabın en çarpıcı yanı da buydu. Avukat sinirle “Biz bu adamı adam öldürdüğü için mu suçluyoruz? Yoksa annesinin cenazesinde ağlamadığı için mi?” Dediğinde mesela.. Biz bu yabancıyı sadece adam öldürdüğü için değil, beklenene uygun davranmadığı için de öldürdük. Oysa cenaze yanında sigara içebilir tabii ki, annesi koku alacak değil. Kahve içebilir, canı çekecek değil. Cenazeden sonra çekip gidebilir, annesi dirilip onu çağıracak değil. Ertesi gün hayatına devam edebilir çünkü herkesin hayatı eşit derecede küçük ve önemsiz ve öldükten sonra sistem devam etmeye ayarlanmış. Sistem bu kadar anlamsızken, yahu ne fark eder? * Özetle biz, bu gözümüz kör olasıca toplum biz, bu adamı tabii ki iki büyük suçtan yargıladık. Hatta bir üçüncüsü tanrıya inanmama suçu, bir dördüncüsü bu kendi dışında sürüp giden kararları önceden verilmiş mahkeme tiyatrosunda sıkılmış ve bunalmış olma suçu. Ve bana bazı sorular sordurttu: Doğru görünmek mi yoksa yalan söylemeyi reddetmek mi? İnsanın kendi gibi olması, toplumun gözünde her zaman bir suç mu? Bu sorgulamayan, hissettiğinden fazlasını/ farklısını yansıtan, rol yapan, hissizleşmiş toplum ile nasıl başa çıkacağız?
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.