Erkan Göksu / Berzem.
1976’da Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu.
İlkokulu Yeşilyurt’ta, ortaokul ve liseyi Malatya'da okudu. Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu (1998). Kırıkkale Üniversitesi’nde Okutman ve Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırladığı “Türk Kültüründe Silah” konulu tezle Yüksek Lisansı’nı tamamladı (2004). Prof. Dr. Reşat Genç danışmanlığında hazırladığı “Türkiye Selçuklularında Ordu” konulu tezle doktorasını tamamladı (2008). Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Bilim Dalına Yardımcı Doçent olarak atandı (2009). Ortaçağ Doçenti unvanını aldı (2013). Ardahan Üniversitesi İnsani İlimler ve Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde görev yaptı (2015). Aynı yıl içerisinde Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde çalışmaya başladı. Profesörlük kadrosuna atandı (2019).
Göksu, evli ve iki çocuk babasıdır.
2011 yılında Türk Tarih Kurumu 80. Yıl Bilim ve Teşvik Ödülü’ne, 2012 yılında ise Türk Ocağı 100. Yıl Ziya Gökalp İlim Teşvik Armağanı’na lâyık görüldü.
2021 yılında Türk Tarih Kurumu Bilim Kurulu Üyeliğine seçildi.
Yazarın başta Selçuklu tarihi olmak üzere Ortaçağ Türk tarihinin muhtelif konuları hakkında yazılmış birçok kitabı, tercümeleri ve bilimsel dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır.
Eser, tarihçilerin Büyük Selçuklu Devleti diye isimlendirdiğ,i Türk devletinde Tuğrul Bey, Sultan Alparslan ve Sultan Melikşah ile Abbasi halifesi arasındaki ilişkileri anlatan tarihi bir romandır. Yazarın tarihçi bir bilim adamı olması dolayısıyla, romanda tarihi değerler, gerçeklikle yazılarak romana konu edilmiştir. Her ne kadar Hicri takvim ve Milat takvim arasındaki dönüşümleri gösteren yerlerde tutarsızlıklar görünse de, olayların kurgusu, anlatım teknikleri, akıcı üslup; Büyük Selçuklu Devleti'nin ihtişamını gözler önüne sererken, yalnızca Abbasi hilafetinin değil, tüm müslümanların Türk'ün kılıcının gölgesinde rahat ve huzur içinde yaşayacağını işaretlerini vermektedir. Bağdat'ın zenginlikleri gözler önüne serilirken, Isfahan'ın ihtişamı, Merv'in hüznü sayfalar arasında hissedilmektedir.
Yazarın kitabın kapağına koymuş olduğu " ihaneti iblisler yazadursun, ben vefa ve sadakati yazacağım " düsturunun, romanda temel alındığı da görülmektedir.
Kitabın sonunda yer alan, Notlar, Sözlük, Harita, Çizim ve Krokiler romana ayrı bir hava katmıştır.
#Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.