Su, konuşmaz.
Ama akar.
Akar ve anlatır.
Kelimeye gerek duymadan
sürükler bizi;
olmuşla, olacak arasındaki
ince çizgiye.
Sadece bakarsan fark etmezsin.
Ama dinlersen…
Bir nehir gibi içinden geçenleri anlarsın.
Tefekkür biraz da böyle bir şey.
Dışarıdan sıradan bir akış,
içeriden sükûnetin sesi.
Bazen susmak, bazen durmak,
bazen sadece akan suyu izlemek gerekir.
Ruhun, kendi yatağını bulsun diye.