Mihri Revzen

Mihri Revzen
@mihrevzen
HER ŞEY BİR'DEN BAŞLAR! (Bu sayfada okumadığınız şeyi beğenmeyiniz lütfen:) sosyal.teknofest.app/@ruveydadrk
@mihrevzen·
·
sabitlendi
Bir bahar mevsiminin nasıl ziyan olup gittiğini yazmak yerine, önümüzdeki baharları konu edinmeliyiz. Ölmez sağ kalırsak eğer nice bahar göreceğiz.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
T A Ş Merhametsiz kalpleri sana benzetirler, Sana dilsiz, sana ruhsuz dediler. Hâlbuki senindir değirmendeki beste, Seninle ruhuna biçim verir heykeltıraş. Sana sürülür yüz, sana vurulur baş. Sen, milyonlarca yıl, milyonarca insanın taptığı taş… Sensin mehtabı süsleyen surlarla kemerlerle Çeşmeler kemerler senden yapılır. Senden yapılır Allah’a çıkan merdivenler Ve Namaz vakti Müslümanlara senden haykırılır. Allah sevmediği kullarını taş edermiş. Görmedim ama inanırım. Bir gün gelecek, gökten yağacaksın sanırım. Taşlardadır vefa, taşlarda ebediyet… Taştan başka tarihe ne bırakmış ki Medeniyet! İnsanoğlu taş olur, baş yarar Taşı üstüste kor yapar ve bir yandan yıkar Ve bir gün uzatılır boylu boyunca Musalla Taşına, Yine bir taş dikilir başına. İşte o taştır insanoğlundan bâkî... Üstünde bir tarih Bir Fatiha Ve bir de Huvel Bâkî…
İstanbulda gezdiğim yerlerin kimi gözümde kaldı, kimi hafızamda... Ama bazı yerler vardır ki sadece görülmez; insanın ruhuna dokunur. bu yapışık mezar taşları da onlardan biri. Yapışık duran iki mezar taşı... İlk bakışta sıradan gibi görünse de içinde koca bir ömrün hikâyesini saklıyor. Rivayete göre burada yatanlar bir karı-koca. Hayatları boyunca aynı sofraya oturmuş, aynı ekmeği bölüşmüş, aynı yastığa baş koymuşlar. Sevinçleri de dertleri de ortak olmuş. Vakit gelince birbirlerinden çok uzak düşmemişler. Vefatları da yakın zamanlarda olmuş ve yan yana defnedilmişler. Sanki sessizce şöyle demişler: "Biz bu dünyada bir ömrü paylaştık. Bir ekmeği, bir yuvayı, bir hayatı paylaştık. Şimdi de bizim için okunan bir Fâtiha'yı yan yana paylaşalım." O zaman el Fatiha ... Bu iki mezar taşına bakarken insan, sevginin sadece hayattayken değil, ölümün ardından da iz bıraktığını düşünüyor. Çünkü bazı muhabbetler toprağın altında bile yan yana durmaya devam ediyor. Rabbim, bizleri de böylesine vefalı, böylesine samimi sevgilerin ve muhabbetlerin muhatabı eylesin. ..
2017, Halep-Suriye

Mihri Revzen

@mihrevzen
·
Telefonumun ekranında yılları aşmış şekilde uzun zamandır bu fotoğraf var... Telefon ekranıma bakanlara göre bu, harabenin ortasında oturan yaşlı bir adamın fotoğrafı. Bu yüzden sık sık aynı soruyu duyuyorum: “Bunca güzel fotoğraf varken neden bunu kullanıyorsun?” Çünkü ben o karede sadece bir adam görmüyorum. Fotoğraf, Lübnanlı savaş muhabiri ve fotoğrafçısı Joseph Eid tarafından 2017 yılında Halep'te çekildi. Karedeki kişi, savaş boyunca şehrini terk etmeyi reddeden Muhammed Anis. Etrafında yıkılmış bir şehir, kaybedilmiş yıllar ve savaşın bıraktığı derin izler var. Ama o, kırık piposunu tüttürüyor, müzik dinliyor ve sanki bütün yıkıntılara rağmen hayatın hâlâ devam ettiğini hatırlatıyor. Bana göre bu fotoğraf, insanın şartlar ne kadar ağır olursa olsun içindeki zarafeti, umudu ve vakur duruşunu koruyabilmesinin sembolü. Belki bu yüzden ekranımda duruyor. Çünkü bazen hayat da Halep'e benziyor; planlarımız yıkılıyor, emeklerimiz dağılıyor, beklediklerimiz olmuyor. Ama bütün bunların ortasında insanın bir pencerenin önüne oturup gökyüzüne bakabilmesi, bir melodiyi dinleyebilmesi ve hayata küsmemesi gerekiyor. İnsan bazen her şeye rağmen yaşamayı seçen bir adamın fotoğrafına bakarak kendine bazı şeyleri hatırlatıyor. Belki de bu yüzden, birçok kişinin yalnızca bir harabe ve yaşlı bir adam gördüğü yerde ben; direnci, asaleti, sabrı ve insan kalabilmenin ne kadar büyük bir başarı olduğunu görüyorum.
Hayata Dair
Telefonumun ekranında yılları aşmış şekilde uzun zamandır bu fotoğraf var... Telefon ekranıma bakanlara göre bu, harabenin ortasında oturan yaşlı bir adamın fotoğrafı. Bu yüzden sık sık aynı soruyu duyuyorum: “Bunca güzel fotoğraf varken neden bunu kullanıyorsun?” Çünkü ben o karede sadece bir adam görmüyorum. Fotoğraf, Lübnanlı savaş muhabiri ve fotoğrafçısı Joseph Eid tarafından 2017 yılında Halep'te çekildi. Karedeki kişi, savaş boyunca şehrini terk etmeyi reddeden Muhammed Anis. Etrafında yıkılmış bir şehir, kaybedilmiş yıllar ve savaşın bıraktığı derin izler var. Ama o, kırık piposunu tüttürüyor, müzik dinliyor ve sanki bütün yıkıntılara rağmen hayatın hâlâ devam ettiğini hatırlatıyor. Bana göre bu fotoğraf, insanın şartlar ne kadar ağır olursa olsun içindeki zarafeti, umudu ve vakur duruşunu koruyabilmesinin sembolü. Belki bu yüzden ekranımda duruyor. Çünkü bazen hayat da Halep'e benziyor; planlarımız yıkılıyor, emeklerimiz dağılıyor, beklediklerimiz olmuyor. Ama bütün bunların ortasında insanın bir pencerenin önüne oturup gökyüzüne bakabilmesi, bir melodiyi dinleyebilmesi ve hayata küsmemesi gerekiyor. İnsan bazen her şeye rağmen yaşamayı seçen bir adamın fotoğrafına bakarak kendine bazı şeyleri hatırlatıyor. Belki de bu yüzden, birçok kişinin yalnızca bir harabe ve yaşlı bir adam gördüğü yerde ben; direnci, asaleti, sabrı ve insan kalabilmenin ne kadar büyük bir başarı olduğunu görüyorum.
Hayata Dair