Sokrates’in öğrencisi olan Platon’un felsefi diyalogları şeklinde yazılmış, felsefenin yapı taşı sayılabilecek bir eserdir. Sokrates, dönemin şartlarında, gençlere soru soran, hayata eleştirel bakabilen , durumları ters yüz ederek doğruyu bulmaya çalışan bir filozoftu. Fakat bir gün Sokrates, Tanrılara inanmamak ve gençleri dinsiz yapmakla suçlanmıştır ve ölüm cezasıyla cezalandırılmıştır.
“Sorgulanmamış bir hayat yaşanmış sayılmaz.” demişti Sokrates. İyi cevap verenlerin değil, iyi soru soranların dünyasını oluşturmak istiyordu. Ve elbette erdemli yaşamayı, etik değerleri, bilge insan olabilmeyi yaşadığı çevrede bildiklerini paylaşmayı çok seviyordu. Başına iş aldığında ise işte orada gerçek Sokrates’i bize göstermiş oldu, baldıran zehrini kendisi içerek cesaretiyle bize büyük bir ders verdi. Onun yargılayanlar suçlayanlar değil, kendisi ölümsüz oldu. Bugünün dünyasında bir vatandaş olarak bana ve bence tüm okurlara ilham olduğu bir çok fikrini özümsüyorum.
Kitaptaki felsefi sohbetler arasında kaldığımda, o kadar heyecanlandım ki, sanki o sohbetleri edenlerden biri benmişim gibi gözümde canlandı, fikirler kafamda tezahür etti.Sokrates’in idamını konu alan ünlü tablosuna uzun uzun baktım. Tüm konuşmalar sanki bu tablo anında söyleniyormuşçasına ben de o tabloda yerimi almış gibi pürdikkat anlatılanları dinledim. Düşünmek, düşünebilmek için ve düşünmenin ne kadar özgürleştirici ve bir o kadar da zalimlerin gözünde hapsedici özelliğini anlamak için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Dünyada onurlu yaşamak ve onurlu ölmek bir şansa dönüşmüşken , antik sokaklarda dolaşıp bunu yapabilmiş olanların dünyalarında gezinmek çok güzeldi.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun)