·166 syf.····Okunma: 04 Ağustos 2025 17:25 Bilimkurgu ve fantastik çok severim. Bilimkurgunun Öncüsü sayılan H. G. Wells'in de okuduğum ilk kitabıydı bu.
Kitabın Konusu:
Amcası Edward'ın başına gelenler hakkında bize kısaca bilgi veren yeğen Charles'ın kısa bölümünden sonra amca Edward Pendrick'in içinde olduğu Lady Vain isimli geminin enkaza çarpması sonra da başka bi gemi tarafından kurtulması ve gemide tanıştığı adamın peşinden istemeden bir adaya düşmesiyle başlayan hikayesini kendi ağzından anlattığı kısma geçiyoruz.
Spoiler İçeren Özet & Yorum:
Enkazdan kurtarıldıktan sonra gözünü açtığı gemide gariplikler peşini bırakmaz. Gemide tuhaf bir puma ve bunlardan daha da tuhaf olan yaratık bir adam vardır. Teslimatın başında da, gemi enkazında onu görüp hayatını kurtaran gemi yolcularından Montgomery vardır. Geminin kaptanı teslimatı bir adaya bırakmak için görevlendirilmiştir ama her fırsatta bu işi aldığı için lanetler eder. Gemi adaya vardığında Pendrick'i bir çıkmaz beklemektedir.
Montgomery'nin zoruyla onu gemiye alan kaptan yola denizden kurtarılan yolcuyla devam etmek istemiyordur garip yaratıklarıyla Montgomery ise adasına yabancının gelmesini istemiyordur. Gemi kaptanı, gemide kalırsa onu gemiden atmakla tehdit edince Montgomery istemeye istemeye yaratıklarla dolu adaya yabancıyı almaya gönüllü olur.
Bu yanardağ adasında Pendrcik hoş karşılanmaz ve kitaba da adını veren Doktor Moreau'yla burada tanışır. Pendrick'in adada istediği gibi dolaşması yasaktır. Adada üçü dışında başka insan göremeyen ,fakat çirkin, konuşan bir sürü yaratık vardır, Pendrick burada neler döndüğünü merak eder ve adada gelişen olaylar da merakını giderir.
Londra'da bir dönem haberlerde hayvanlar üzerinde yaptığı deneylerle tanınan Doktor Moreu'nun kim olduğunu hatırlar. Adaya gemiyle getirilen pumanın şüphesiz işkence görürken çıkardığı seslerle başta olayları yanlış yorumlayan Pendrick, Moreu'nun insanlar üzerinde deney yaptığını, adaya gelirken gemide gördüğü çirkin yaratık gibi adadaki her hayvanımsı yaratığın aslında insan olduğunu sanır. Fakat hepsi aslına Moreu'nun farklı ırktaki hayvanları deneyleriyle tek bedende toplamasının ürünüdür, insan değildir.
Bu yaratıkların hepsi konuşabilmekte, insan gibi iki ayak üzerinde yürüyebilmektedir, Moreu'yu yaratıcı bellemişlerdir ve bir nevi onların koyduğu kurala tanrıya tapınır gibi tapınmaktadırlar. Fakat bu sözde tapınma korkudan oluşmaktadır ve hayvanların çoğu acı odası edikleri Moreu'nun onlar üzerine deneyler yaptığı yeri hatırlamaktadır.
Yine de Doktor'un deneyleri mükemmel değildir, hayvanlar bir süre sonra özüne dönerek yasak olsa bile dört ayak üstünde yürümeye, suyu dilleriyle tıpkı hayvan gibi içmektedirler. Avlanma eylemi ise tamamen yasaktır. Fakat adada buldukları bir leşle hayvanların da bu kuralı çiğnediği anlaşılır. Zaman zaman çoğu hayvanların bakışlarında, duruşlarındaki bir şey onları özüne döndüğünü belli eder her an ne yapacağı bilinmeyen korkuyla sindirilen fakat baş kaldırma emareleri gösteren, kanın tadını alan yaratıklardır bunlar.
Oradan kurtulma ihtimali olmayan Pendrick ise yavaş yavaş, zaman zaman tiksinse de iletişim kurduğu hilkat garibeleriyle yaşamaya alışır.
Fakat Moreu'nun son seneyi puma kaçmaya kalkar ve peşinden koşan Moreu'yu öldürür. Yıllardır onun yanında yaşayan alkolik Montgomery ve onun peşinden ayrılmayan efendisi sövse de sevse de uzak durmayan yaratık M'ling ise Montgomery felekten bir gece çalmak istediği sırada isyan eden diğer hayvanlar tarafından öldürülür.
Adada tek insan kalan Pendrick ise aynı şekilde korkuyla hükümdarlığını sürdürmeye çalışarak, bu hoşuna da gider, bunu yaklaşık on ay kadar yapar. Fakat daha önce Moreu'nun söylediği şey olmuş ve adadaki yaratıklar ne kadar mükemmel yaratılmaya çalışılırsa da hayvani, ilkel özlerine dönerler ve zamanında yasak olan tüm kuralları çiğnerler.
Pendrick'in adadan ayrılması ise adaya vuran başka bir gemi enkazı aracılığıyla olur. Eskiye dönse de bundan sonra Pendrick'in içinde insanlara karşı hep bir şüphe, korku, tiksinti barınır. Sanki yanından geçtiği, konuştuğu her insan tıpkı adadaki yaratıklar gibi gerçek benliklerini gösterecektir.
***
Wells'in yazdığı o yıllarda okuyanı sarstığına inandığım anlatım ve betimlemelerle insan ve hayvan arasındaki sınırın inceldiği bu kitap, etik değerlerin sorgulandığı farklı bir bakış açısı sunuyor.
Meraklılarına... Okuyun, okutunuz efendim :)