Bir çok insanın Atsız' a karşı ön yargısını kıracağını düşündüğüm kitap. Pusat'ın iç sıkıntısını siz okurken bile kendi sıkıntınız gibi hissediyorsunuz en çok bu etkiledi sanırım. Sembolik öğelerle karşımıza çıkan karakterler hep soru işareti olarak sizi hep sorgulatiyor. Akıcılığını sağlayan bu oldu açıkçası benim için örnek olarak Pusat' in askerliği bıraktıktan sonra şerefini kaybetmesi arkadaşı Şeref'in ölmesi ile sembolleşmesi. Bu bağlamı yapmasaydi benim için yıkım olabilirdi çünkü bu süreçte eşinin öğrencisi olan Güntülü'ye olan aşkının yüzünden ölüme sürüklenmesi ve onun için benim ve bir çok insanın sevdiği meşhur söz "Mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın" bir yasak aşkın meyvesi olan şiir beni üzdü. Çok düşündüm ben mi saçmaladım diye şu an severek dinlediğim bu söz yasak aşk şiiri hemde eşinin 25 yaş küçük öğrencisi olan kıza yazılmış bir şiir karakter üzerinden diyorum benim kabul edeceğim bir sey değildi. Artık bu güzel şiire eskisi gibi hoş bakamayacağım. Allah'tan yazar son 20 sayfada Tanrı ile yüzleştiği kısımda bunun doğru olmadığını bize gösterdi.