Koku'nun Dehşeti
8/10
·264 syf.··
2025 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 20:03
XVIII. yüzyıl Fransasında ölü varsayılıp ölüme terk edilen, kokmayan ancak bugüne dek görülen en hassas ve en zeki buruna sahip olan, kimsesiz bir çocuk olarak dünyaya geldi Jean-Baptiste Grenouille. Annesinin tutuklanmasıyla önce süt annelerin yanına gönderilir, süt anneler onun kokmadığı gerekçesiyle kiliseye teslim ederler, oradan dönemin yetimhanesi sayılacak bir bakım evine verilir. Sevgiden, insanlıktan, şefkatten yoksun büyüyen Grenouillle yalnız ve sadece burnuyla keşfettiği dünyasıyla baş başa büyür. Bir gün çırak olarak tabakhaneye verilmesiyle yeni hayatının ilk dönemi başlamış olur. Şehri gezerek daha önce keşfetmediği kokuları belleğine almaya, tüm Paris'i kokularla yarattığı evrenine hapsetmeye başlar. Ta ki o yalnız burnuna gelen hoş rayihasına değil kokunun kendisine sahip olmak isteğini onda derin bir tutku ve hedefe dönüştüren kokuyu duyana dek… Hoş kokuları derleme ve bunları parfüm yapma girişimi de bundan sonra başlar. Parfümcülük zanaatini öğrendiği, servetine servet kattığı ustasının yanından kalfalık belgesini de alarak yola düşer. Yolda geçirdiği vakitte henüz bebekken süt annelerin fark ettiği kokusuzluğunun farkına varır. Bu şokla epeydir uzak durduğu insanlar ve şehre kaçarcasına geri döner. Orada çeşitli kokuların birleşimiyle elde ettiği insan kokusunun onu insanlar arasında yıllardır olmak istediği noktaya getirebileceği fikriyle dehşet verici bir hazza kapılır; artık insanlar tarafından kabul görecek ve sevilecektir. Bunun üstüne hemen bir parfümcünün yanında işe başlayıp planınıı hayata geçirecek; onu sevilen bir insan, belki de tapılan bir tanrı, haline getirecek o formül için işe koyulur. Granuoille'in bu hedefi yalnız kokulara olan tutkusundan değil, bir duyuyla tüm dünyayı öğrendiği o formülü, parfümü, insanların kokuya verdiği tepki ve hassasiyeti kendinde görme isteğiyle de ilgiliydi. Görülmek, sevilmek, saygı ve insanlık görme beklentisini ancak bildiği yoldan, en güzel kokuların bir bileşimini, sihirli kokuyu elde ederek yapabilirdi. Bu sayede kokusuz, görünmez bir varlık olmaktan çıkıp bir insan olabillrdl. Kitabı beğenmemin yanında hem bireysel hem toplumsal konularda önemli noktalara değiniyor olması ve bunu en önemsiz bulduğumuz, çoğu zaman görmediğimiz burnumuz ve koku duyumuzla meydana gelebileceğini göstermesi ilginçti. Bu bir yandan güzel bir yandan korkutucu geliyor açıkçası. Solunan havada gelip geçici, basit bir kokunun kimin üzerinde nasıl bir etki bırakacağı konusunda kesin bir şey söylemenin mümkün olmaması da cabası. Kitap gayet akıcı bir dille yazılmış olup okurken düşündürdüğü ve parfümler, kokular, toplum hafızası gibi ilgi çekici konulara da yer verdiği için okurken keyif alacağınız bir kitap olacaktır. Keyifli okumalar dilerim!
1000Kitap
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,4bin okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.